banner525

Zatürre 65 yaş üstü kişilerde daha ağır seyrediyor

Soğuk algınlığı, grip, sinüzit gibi enfeksiyonlar basit bir solunum yolu enfeksiyonu olarak algılanıyor. Oysa toplumdaki yaygın inanışın aksine, tedavi edilmezse ilerleyip özellikle risk grubundaki kişilerde zatürre gibi ciddi alt solunum yolu komplikasyonlarına yol açabiliyor. Zatürre akciğerlerin enfeksiyonu olup, her yaşta insanı etkileyebilen ciddi bir hastalıktır. Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ), dünya genelinde zatürre hastalığıyla mücadeleye dikkat çekmek amacıyla her yıl 12 Kasım'ı Dünya Zatürre Günü olarak kabul ediyor.

Zatürre 65 yaş üstü kişilerde daha ağır seyrediyor
banner603
 Akademik Solunum Derneği Üyesi ve Acıbadem Maslak Hastanesi Göğüs Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Çağlar Çuhadaroğlu zatürreye bakteri, virüs ve mantarların neden olduğunu, bakterilerin neden olduğu zatürrenin antibiyotiklerle tedavi edildiğini diğerlerinin ise kendilerine özel ilaçlarla tedavi edildiğini vurguluyor.

 

65 yaş üstü kişilerde daha ağır seyrediyor

Prof. Dr. Çağlar Çuhadaroğlu, antibiyotiklerin 1950’lerde kullanılmaya başlanmasıyla, zatürre biraz gözden düşmüş gibi gözükse de antibiyotik öncesi çağda çok yüksek ölüm oranlarıyla seyreden bir hastalık olduğunu belirterek “Günümüzde zatürrenin ölüm oranları yüzde 10’lara kadar düşürülmüştür. Ancak altta yatan hastalığı olan, KOAH, kronik bronşit, şeker hastalığı, kalp hastalığı, böbrek yetmezliği ve kanser hastası olanlarda ve 65 yaş üstü kişilerde çok daha ağır seyredebilmektedir” diyor.

 

 

 

Zatürreden korunulabilir mi?

Prof. Dr. Çağlar Çuhadaroğlu’na göre zatürre mikrobik ve bu nedenle bulaşıcı bir hastalık. Ancak Çuhadaroğlu, bunun zatürre biriyle karşılaştığınız zaman hemen bulaşacağı anlamına gelmediğini söyleyerek şunları ifade ediyor: “Bulaşma o an sizin bağışıklık durumunuzla ilgilidir. Bu yüzden mikroptan korunmak için en iyi korunma yolu insanların sık sık elini yıkamasıdır. Öksürdüğünde havada asılı kalan mikrop da bulaşıcıdır ama elden burundan ele geçen, ağızdan ele geçen, sağa sola bulaştırdığımız mikrop miktarı daha fazladır. Bu nedenle el yıkamak çok önemlidir. Zatürrenin çok etmeni vardır; yüzlerce mikrop zatürre yapabilir ama zatürreye en çok neden olan pnömokoklar dediğimiz gruptur ve bunlardan da aşı ile korunulabilmektedir.”

 

Avrupa ve Amerika’da yetişkinlere aşılama öneriliyor

Pnömokok aşısının Türkiye’de rutin çocukluk çağı aşı takvimi içerisinde yer aldığını belirten Çuhadaroğlu, “Halen Sağlık Bakanlığı tarafından bir yaşın altında her çocuğa iki aylıktan başlanarak on ikinci aya kadar toplam 4 doz pnömokok aşısı yapılıyor. Çocuklarda uygulanma oranı yüksek olsa da yetişkin aşılamasında benzer oranlardan söz etmek mümkün değil. Oysa son 2-3 yıldır hem Amerika’da hem Avrupa’da 50 yaş üstündekilerin de, özellikle de alta yatan başka bir hastalıkları varsa mutlaka zatürre aşısı yaptırmaları öneriliyor. Konjuge dediğimiz yeni teknolojideki Pnömokok Aşısı tek doz olarak yapılabiliyor. ” diyerek bağışıklamanın önemine dikkat çekiyor.

 

Türkiye’de antibiyotik direnci daha fazla

Yurtdışıyla kıyaslandığında dünya ülkeleriyle bizdeki zatürre oranları birbirine benzer olsa da, Çuhadaroğlu kontrolsüz antibiyotik kullanımı nedeniyle bazı batı ülkelerine göre Türkiye’de ilaç direncinin daha fazla olduğunu bildiriyor. “Yaşam koşulları kötü olan bölgelerde, yoksul bölgelerde zatürre çok daha fazla can almaktadır” diyen Çuhadaroğlu, “Bazı patojenlerin oluşturduğu antibiyotik direnci büyük bir sorun olarak karşımıza çıkıyor. Pnömokoklar önde gelen patojenler arasında olduğundan, dünyanın dört bir yanında antibiyotiklere karşı direnç geliştirdiler. Aşılama bu en dirençli pnömokok serotiplerini ortadan kaldırdığından, antibiyotiklere karşı direnci de önemli oranda azaltmaktadır” şeklinde konuşuyor.

 

Zatürre nasıl tedavi edilir?

Zatürre hastalarının bir kısmının ayaktan ilaçla, diğerlerinin hastaneye yatırılarak tedavi edildiğini söyleyen Çuhadaroğlu, “Hayatı risk taşıyan yüzde 10 oranında hastanın bazen yoğun bakımda bile tedavi edilmeleri gerekebilir. Oysa hasta olmadan önce korunmak hem hastaya hem ülkeye daha az maliyetlidir” diyerek aşılama maliyetlerinin tedavi maliyetinden çok daha düşük olduğunu vurguluyor.

 

Korunmak için ne yapmak gerekiyor?

·         Bağışıklık sisteminizi zayıflattığı için stresten uzak durun.

·         Virüs ve bakterilerin bolca yer aldığı ellerinizi sık sık yıkayın.

·         Üst solunum yolu enfeksiyonu geçiren kişilerle yakın temas kurmayın.

·         Ortak kullanılan buzdolabı, kapı kolları, merdiven kenarlıkları ve telefon gibi yer ve malzemeleri sık sık temizleyin.

·         Başkalarının kullandığı bardak, tabak, çatal, kaşık gibi gereçleri kullanmayın.

·         Uykusuzluk ve düzensiz uyku direnci düşürüyor. Uykuda ise beden kendini yeniliyor.

·         Virüs ve bakterilerin ortamdan uzaklaşmasına katkı sağlamak için evinizi her gün 30 dakika temiz hava ile havalandırın.

·         Düzenli olarak günde 8 saat uyumaya özen gösterin.

Güncelleme Tarihi: 12 Kasım 2014, 11:04

Yorum yapabilmek için üye girişi yapmanız gerekmektedir.

Üye değilseniz hemen üye olun veya giriş yapın.

SIRADAKİ HABER

banner625

banner630

banner593

banner587

banner588

banner590

banner591

banner586

banner623

banner618