banner691
banner686

Orman işçisi ailelerin atalarından kalma zorlu hayat mücadelesi

Antalya’nın Akseki ilçesine orman kesim işi için Mersin’den gelen işçiler arazide zorlu kış şartlarında yaşam mücadelesi veriyor. Tek göz naylon çadır ve ahşap barakalarda kalan işçiler göçebe bir yaşam sürdürüyor.Akseki ilçesine...

Orman işçisi ailelerin atalarından kalma zorlu hayat mücadelesi
banner603

Antalya’nın Akseki ilçesine orman kesim işi için Mersin’den gelen işçiler arazide zorlu kış şartlarında yaşam mücadelesi veriyor. Tek göz naylon çadır ve ahşap barakalarda kalan işçiler göçebe bir yaşam sürdürüyor.

Akseki ilçesine orman kesim işi için Mersin’in Bozyazı ilçesinden gelen işçiler zorlu şartlarda yaşam mücadelesi veriyor. Sürekli farklı alanlarda ağaç kestikleri için çadırlarını yanlarında taşımak zorunda kalan aileler, kış aylarında çam, yaz aylarında ise daha yüksek rakımlardaki ladin ağaçlarının kesimini yapıyor. Akseki Orman İşletme Müdürlüğüne bağlı olarak orman kesim alanlarında çalışan işçilerin mesaisi sabahın ilk ışıklarıyla başlıyor. Sık ağaçların bulunduğu ormanlık alanlarda seyreltme amacıyla ağaçları kesen işçiler ardından odun ve tomruk çıkartıyor.

Tomruklar katırlarla taşınıyor

Orman kesim işçileri, tonlarca ağırlığındaki tomrukları traktörlere yüklüyor. Traktörlerin giremediği alanlardaki odun ve tomruklar ise katırlara yüklenip taşınıyor. Tomruklar ve odunlar zahmetli bir yolculuğun ardından orman müdürlüklerine götürüyor. Aileler kestikleri ağaçların miktarına göre günde 250 ila 300 lira arasında kazanç sağlıyor.

Babadan gelen ata mesleği

Bozyazı’dan Akseki’ye orman kesimi için geldiğini söyleyen 2 çocuk babası Mehmet Güneş, ekmek parası kazanabilmek için zorluklara katlandıklarını belirterek "30 yıldır kesim işi yapıyorum. Ormanda yağmur çamur demeden kesim yapıyoruz. Babamızdan gelen ata mesleğidir. Ormandan kesiyoruz. Soyuyoruz. Traktörle çekiyoruz. Eskiden odunları katırlarla çekiyorduk. Şimdi traktörle çekiyoruz. Tomruğu eskiden atalarımız balta ile soyuyordu. Şimdi motorla soyuyoruz. Sürekli gurbette çalışıyoruz. Memleketim Bozyazı. Burada çadırda yatıp kalkıyoruz. Çadırda yemeğimizi pişirip, çadırda yiyoruz. Eşim memlekette çocuğumu okutuyor” dedi.

Göçebe hayatı yaşanıyor

Güneş, “Buradaki işimiz ağaçları keserek dağlardan traktörle getirip, odunu yol kenarlarına ster yapmak ve tomrukları indirmek. İşimiz yağmurda, karda, kışta oldukça zor. Ekmek davası için bu mesleği yapıyoruz. İşimiz göçebe hayatı şeklinde oluyor. Buradaki işimiz bittiğinde başka bir yere çadırımızı, yani evimizi taşıyoruz. Orada tekrar işe başlıyoruz.’’

Orman kesimi ile iki çocuklarını okutuyorlar

33 yıldır orman kesim işi yapan Mehmet Deniz, eşi ile birlikte Bozyazı ilçesinden Akseki bölgesine orman kesim işi için geldiklerini söyledi. Yılın 7-8 ayında orman kesim işinde çalıştıklarını anlatan Deniz, "Yağmur, kar kış demeden elimizden geldiği kadar bu işle uğraşıyoruz. 2 çocuğum öğrenci. Onlardan ayrı yaşıyoruz. Çocuklarımın eğitimi için bu işlere katlanıyoruz" diye konuştu.

Dördüncü kuşak

Orman kesim işinin ata mesleği olduğunu söyleyen Deniz, "Ben bu meslekte dördüncü kuşağım. Bu meslek dedeme ve dedemin babasına kadar uzanan bir iştir. Bu iş atalarımızdan kalmadır. Babam bu mesleği yapıyordu. Ben mesleği babamdan öğrendim. Dedem de bu işi yapıyordu. Babamın dedesi de orman kesim işi yapıyormuş. Atalarımızdan kalan geleneği sürdürüyoruz."

Zor meslek

Mesleklerinin zor olduğunu söyleyen Deniz, "Yazın sıcak havalarda su imkanının kısıtlı olduğu, kışın ise soğuk ve yağışlı havalarda gurbette ekmek davası için çalışıyoruz. Bu işleri bize orman işletmesi veriyor. Hangi ağaçların kesileceğini belirleyip damgalıyorlar. Damgalanan ağaçları odun ve tomruk olmak üzere kesip hazırlıyoruz. Odunları ster yapıyoruz. Tomrukları ise kabuklarını soyup, yol bandına getirerek Orman İşletme Müdürlüğüne teslim ediyoruz. Orman İşletmesi ise kendi depolarına çekerek değerlendiriyorlar" diye konuştu

Katırlarla taşınıyor

Mehmet Deniz "Bu işleri yaparken arazinin şartına göre yol olmayan yerlerde katırlarla taşıyoruz. Yol olan bölgelerde ise traktörlerle getirerek istifliyoruz. Biz sürekli gurbetteyiz. İlkokulda okuyan çocuğuma akrabalarım bakıyor. Diğer çocuğum üniversite okuyor. 45 gün ara ile memlekete gidip geliyoruz. Bu işler için her zaman gurbete çıkmak zorundasın. Ekmeğimizi kazanmak için gurbette çıkmak zorundayız" dedi.

Eşi ile kesim işi yapan 37 yaşındaki Yıldız Deniz de, sürekli olarak gurbete çıktıklarını ve çocuklarının özlemlerini çektiklerini söyledi.

8 aylık gurbet

8 ay memleketlerinden uzak kaldıklarını söyleyen Deniz, "Toros Dağlarında çadırlarda kalıyoruz. Çok soğuk oluyor. Bizim yaşam şartımız çok zor. Sabahın erken saatlerinde kalkıyoruz. Şehirle bizim aramızda karlı dağlar var. Her şeyi elde yapıyoruz. İhtiyaçlarımızı kendi imkanlarımızla sağlıyoruz. Hayat çok zor. Çocuklarımız için mecburen katlanmak zorundayız. Herhangi bir sosyal yaşantımız yok. Doğal yaşam sürüyoruz. Eşim ile birlikte dağda birlikte çalışıyoruz. Çamaşır makinemiz yok. Eve gelince çamaşırları ve bulaşıkları elde yıkıyorum. Buzdolabımız yok. Sadece bir televizyonumuz var. Televizyonu da arabamızın aküsü ile çalıştırıyoruz" ifadelerini kaydetti

Kış şartları

30 yıldır orman kesim işi yapan 45 yaşındaki Halil Deniz, "Burada gurbet ellerde yağmur çamur demeden çalışıyoruz. Tabiki oldukça zor bir meslek. Çocuklarımızdan ayrı kalıyoruz. Eşim ile birlikte 250-300 kilometre uzaklardan Toroslara ekmek davası için geliyoruz. Çocuklarımızdan ayrı yaşıyoruz. Onları özlüyoruz. Bu işin en büyük zorluğu gurbette olmak. Yazın çalışmak daha iyi, fakat kışın ise yağmur çamur daha zor oluyor. Bu şekilde hayat ekmek mücadelesi ile devam edip gidiyor" diye konuştu.

Arazi şartlarına göre zor olan yerlerde katırlarla taşıma yaptıklarını da söyleyen Deniz, "Yol olan bölgelerde ise traktörlerimizle kestiğimiz ağaçları traktörlerle taşıyoruz. Yol kenarlarına istifliyoruz. Daha sonra ise Orman İşletme Müdürlüğüne teslim ediyoruz. Günde ise ortalama 10-15 ster civarında odun yapabiliyoruz" dedi.
YORUM EKLE
banner651
SIRADAKİ HABER

banner695

banner696