banner691
banner686

Bakan Çavuşoğlu’na fahri doktora unvanı

Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuoğlu: "Yok ben ideolojimi elime silah alıp onla savunacağım hele hele kardeşlerimizin Kürtlerin haklarını savunacağım diye yola çıkarsan o zaman başka. Bu ideolojileri nasıl yok edeceğiz. O zaman Avrupa Konseyi...

Bakan Çavuşoğlu’na fahri doktora unvanı
banner603

Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuoğlu: "Yok ben ideolojimi elime silah alıp onla savunacağım hele hele kardeşlerimizin Kürtlerin haklarını savunacağım diye yola çıkarsan o zaman başka. Bu ideolojileri nasıl yok edeceğiz. O zaman Avrupa Konseyi Parlamenter Meclisi’nde aşırı sol gruptaki milletvekilleriyle dağdaki PKK’lıların ne farkı var."dedi.

Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu, Akdeniz Üniversitesi(AÜ) Atatürk Konferans Salonu’nda düzenlenen İlk Ders ve Fahri Doktora Takdim Töreni’ne katıldı. Binişi Rektör Prof.Dr. Mustafa Ünal tarafından giydirilen ve diploması takdim edilen Çavuşoğlu, gazetecilere poz verdi.

Burada konuşan Bakan Çavuşoğlu, üniversitenin katettiği mesafeyi yakından takip ettiğini belirterek, epeyce sayıda fahri doktora, fahri profesörlük unvanını da aldığını söyledi. Kendi bölgesinden bu unvanı almanın ayrı bir mutluluk olduğunun altını çizen Bakan Çavuşoğlu,” Görevim dış politika. Ermeni terör örgütünün bizim diplomatları şehit etmesi nedeniyle diplomasiye merak saldım. Çocukluğumdan bu yana diplomasiye merak saldım. 1984 yılında Ankara Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi Uluslararası İlişkiler Bölümünde okudum. ”diye konuştu.

Dünyanın bir geçiş sürecinde olduğunu kaydeden Çavuşoğlu,” Mikro milliyetçiliğin arttığını görüyoruz. AB siyasi birlik olmak için kafa yorarken, diğer taraftan bölünmeler küçülmeler gibi eğilimler görüyoruz. Çok taraflılık, etkin taraflılık için kafa yoranlar var. Diğer tarafta son dönemde ABD’nin başlattığı ben merkezli, tek merkezli, tek taraflı politikalar ve bunun yansımaları var. Türkiye olarak çok taraflılığa, etkin çok taraflılığa inanıyoruz. Avrupa’nın halklarımızın ve dünya insanlığının karşıya kaldığı sınamalar ve bunlara karşı çözüm üretmeye çalışan ülkeler var. Uluslararası ve bölgesel örgütler kuruluşlar var. Bir taraftan ekonomik krizler var, diğer taraftan büyük bir büyük ekonomik büyümenin de ekonomik potansiyellerin de ortaya çıktığını görüyoruz. Eskiden ekonominin gücü batı ve kuzeydeyken bunun güney ve doğuya doğru kaydığını görüyoruz. Bu gelişmeleri yakından takip ederek sorunlara çözüm bulabiliriz, önümüze çıkan fırsatları en iyi şekilde değerlendirebiliriz.” ifadelerine yer verdi.

"Tek kutuplu dünyaya eğilim var"

Bugün karşı karşıya kalınan sorunlardan da bilgiler veren Çavuşoğlu, “ Soğuk savaş döneminden sonra çok taraflı dünyaya geçerken, tekrar o eski korumacılık, tek kutuplu bir dünyaya doğru bir eğilim var. Bu politikalar ne kadar başarılı olacak, İran’a yönelik yaptırım bunlardan bir tanesi. Avrupa’ya yönelik ticaret savaşları, kur savaşları, bizim ülkemize yönelikte saldırılar. Bu tek taraflı politikalar başarılı mı olacak, yoksa çok taraflı etkin çok taraflılığı savunanlar mı üstün gelecek. Bunu önümüzdeki süreçte göreceğiz. Ama bu yaşadığımız sorun siyasi ve ekonomik boyutuyla yaşanan sorundur, günlük hayatımızda ülkelerin, bireylerin karşı karşıya kaldığı sorunlar var. Bunları da nasıl çözeceğimizi bilmeliyiz.” dedi.

"Dağdaki teröristten ne farkı var"

Terörle mücadelede konusuna da değinen Çavuşoğlu, “Sahadaki mücadeleyle, masadaki mücadele nasıl yapılır ayrıca sahada teröristleri etkisiz hale getirirken, onların ideolojileriyle de mücadele nasıl yapılır. Bugüne kadar iki yüzlülüğü çifte standartı senin teröristin iyi benimki kötü anlayışını gördük. Ülkelerin yada istihbarat örgütlerinin tör örgütlerini başkalarının yerine kullanmasının yanında onları kim ve neden savunuyor, bunları da görmeye başladık. DAEŞ, bizim dinimiz İslam’ı kullanarak genci ve kadını kadrolarına kattı. Bir çok terörist Suriye ve Irak’ta öldürüldü, geride kalan aileleri ve çocukları var. Onlara ne olacak, onları nasıl ıslah edeceğiz. Böyle bir terör örgütünün dinimiz İslam’ı kullanması bizler için çok sakıncalı. Barış dini İslam’ın bu örgütle bağlantısının olmadığını anlatmak bizlere düşüyor. İslami terör diyor, bunlar Müslüman diyor. Kendilerinden biri terör eylemine karıştığı zaman hiç kimse bunu Hristiyan yada Yahudi terörizmi demiyor. Ama sadece din meselesi değil Batı’da Türkiye düşmanlığının yanında ideolojilerin üstün geldiğini görüyoruz. Bizde işte daha öncede cemaat dedikleri FETÖ var, buna benzer kuruluşlar dünyada da var. Türkiye’de de şuan dinimizi kullanarak insanların duygularını sömürmeye çalışan en son Türkiye’de de Antalya’da da seçimlerde emir ver-meye çalışarak yönlendirmeye çalışanlara bakıyoruz, onların bünyesinde kim olursa olsun ister hırsız, ister tecavüzcü, onlara üyeyse onlar çok makbuldür, iyi insandır. Marksist,Leninist ideolojiye sahip aşırı soldaki partilerin Avrupa’da bugün kim olursa olsun ister PKK’lı ister DHKPC onlara göre bu terör örgütü son derece makbuldür. Çünkü aynı ideolojiyi paylaşıyorlar. Benim hiçbir ideolojiyle problemim yok. İdeolojilerinizi, fikirlerinizi parti yada STK kurarak sivil anlatırsınız toplumda karşılık bulursa o zaman ayakta kalır. Destek bulamıyorsa ideolojiniz halk nezdinde itibarlı değil. Yok ben ideolojimi elime silah alıp onla savunacağım hele hele kardeşlerimizin Kürtlerin haklarını savunacağım diye yola çıkarsan o zaman başka. Bu ideolojileri nasıl yok edeceğiz. O zaman Avrupa Konseyi Parlamenter Meclisi’nde aşırı sol gruptaki milletvekilleriyle dağdaki PKK’lıların ne farkı var. Farkı olması lazım.” ifadelerine yer verdi.

Suriye’de iki bölgeyi teröristlerden temizlediklerini kaydeden Çavuşoğlu, “300 bin Suriyeli buralara geri döndü. İdlib Muhtırası ile birlikte de dönüş başladı.”dedi.

"AB’nin kenarında bekleyen ülke değiliz"

Dünyadaki en az gelişmiş ülkelerin sorunlarını her türlü platforma taşıyan ülkenin sadece Türkiye’nin olduğunu dile getiren Çavuşoğlu, “ Afrika uyanıyor. Bizim yaklaşımımız sömürgeci ulusların yaklaşımından daha farklı. Afrikalı gibi sorunlara yaklaşıyoruz ekonomik çıkarlarımız için değil insani yardımlarımızla oradayız. Afrika’nın 3 ortağından biriyiz.

Kapsayıcı bir sitemin adalet dağıtamayacağını dile getiren Çavuşoğlu, “Türkiye olarak bir taraftan ülkemizin menfeatlerini savunurken diğer taraftan dünyayı ilgilendiren ve bölgeyi yakından ilgilendiren konulara kafa yoruyoruz. Fikir ve politika üretiyoruz. Cesaretle adım atıyoruz. Bunu yaparken ön yargımız yok. Amacımız istikrar, barış, huzur ve refah. Balkanlar’da, Kafkasya’da,Afganistan, Pakistan,Orta Asya’da böyle. Yer yer sorunlar yaşadığımız Avrupa’da da böyle. Ne kadar sorun yaşarsak yaşayalım, ister üye olalım, ister üye olmayalım bazı ülkelerle gelici geçici sorunlar yaşayalım, sakın ola sakın AB’nin kenarında bekleyen, Avrupa kıtasının kenarında bekleyen bir ülke değiliz, biz Avrupa kıtasının özüyüz, parçasıyız. Böyle bir komplekse girmeyin, büyük ailenin bir üyesiyiz. Bu coğrafyanın sorunlarına ve tüm gelişmelerine duyarsız kalamayız. Bunları yapabilmek için girişimci ve insani olmak gerekir. İnsanı merkezine almayan hiçbir siyaset başarılı olamaz.”ifadelerine yer verdi.

"Kalıcı oluruz"

“Girişimci dış politikamızı yürütmeye devam etmeliyiz.” diyen Çavuşoğlu, “ İnsani olmazsak saygınlığımız olmaz, kalıcı olamayız. Dünyada hangi politikayı uygularsanız uygulayın güçlü olmanız gerekir. Yumuşak güçte dünyada Türkiye Kızılay, TİKA, AFAD, THY ile bugün dünyada bunlar yumuşak gücümüzdür markamızdır dünyada her yerde söz sahibiyiz kalıcı şekilde.”dedi.

"Yüzde 23 FETÖ’cü uzaklaştırıldı"

Gençlere tavsiyelerde bulunan Mevlüt Çavuşoğlu, “Gençlerimizi öğrencilerimizi yetiştirmek için kendinizi de geliştiriyorsunuz. 2023,2051,2071 hedefleri koyuyoruz. Enerjiniz hep artsın çoğalsın. Millet, vatan aşkınız her zaman coşkulu olsun. Sizlere çok ihtiyacımız var. Dışişleri Bakanlığı’nın eksiğini gidermemiz gerekir, mesai arkadaşlarım bana göre Türkiye’nin en eğitimli insanlarından oluşuyor. Ama eksiğimiz var, büyüyoruz. İnsan kalitemizi arttırmalıyız, farklı dilleri bilen arkadaşları bakanlığımıza almamız gerekir. FETÖ sebebi ile bakanlığımızın kariyer memurlarının yüzde 23’ünü uzaklaştırmak zorunda kaldık. Bakanlığımız arındı temizlendi ama sayı olarak da azaldık. Çok yönlü dinamik ve 360 derece bakış açıyla girişimci ve insani bakış açımızı daha başarılı şekilde uygulayalım.”dedi.

AÜ Rektörü Prof.Dr Mustafa Ünal, AÜ’nün 36 yıldır eğitimde, bilimde, kültürde, sanatta, sosyal hayatta ve yaşamın her alanında dünya üniversitesi olma hedefiyle nicelik ve nitelik olarak geliştiğini bildirdi.

AÜ’nün Türkiye’de ve dünyada en çok tercih edilen üniversitelerden biri olduğunu dile getiren Prof.Dr. Ünal, “ AÜ, 2018-2019 eğitim öğretim döneminde yüzde 100 doluluk oranına ulaştı. 73 bin 791 öğrencisinin, 2 bini yabancı öğrencilerdir.” Dedi.

Programa, Antalya Büyükşehir Belediye Başkanı Menderes Türel, Antalya Vali Yardımcısı Nurettin Ateş, AK Parti Antalya İl Başkanı İbrahim Ethem Taş, akademisyenler ve öğrenciler katıldı.

Güncelleme Tarihi: 15 Kasım 2018, 14:41
banner568
YORUM EKLE
banner651
SIRADAKİ HABER

banner695

banner696