banner691
banner686

Türk Gastroenteroloji Derneği Başkanı Prof. Dr. Serhat Bor:

Türk Gastroenteroloji Derneği Başkanı Prof. Dr. Serhat Bor Türkiye’de endoskopi yapan uzmanlar hakkında Sağlık Bakanlığı’na eğitim programı verdiklerini belirterek, “Bu mesajım çok nettir. İyi eğitilen kurallara uygun davranan her uzman...

Türk Gastroenteroloji Derneği Başkanı Prof. Dr. Serhat Bor:
banner603

Türk Gastroenteroloji Derneği Başkanı Prof. Dr. Serhat Bor Türkiye’de endoskopi yapan uzmanlar hakkında Sağlık Bakanlığı’na eğitim programı verdiklerini belirterek, “Bu mesajım çok nettir. İyi eğitilen kurallara uygun davranan her uzman endoskopi yapabilir.” dedi.

Türk Gastroenteroloji Derneği (TGD) tarafından düzenlenen 35. Ulusal Gastroentoloji Kongresi Antalya’nın turizm bölgesi Belek’te bulunan bir otelde gerçekleştirildi.

Kongre kapsamında yapılan basın toplantısında, Endoskopik sorunların devam ettiğini ifade eden Türk Gastroenteroloji Derneği Başkanı Prof. Dr. Serhat Bor, Türkiye’de eğitim alamdan endoskopi yapan çok sayıda uzman olduğunu kaydetti. Sertifika almak için 5 bin cerrahın başvurduğu bildiren Bor, “Biz 900 kişiyle yetişemeyiz. Biz iyi eğitilmiş Tıp kurallarına uyan herkesin endoskopik yapmalarını isteriz. Başka branşlarda yapsın ama tıp kuralları yürürlüğe girsin. Biz Sağlık Bakanlığı’na eğitim programı da verdik. Bu mesajım çok nettir. İyi eğitilen kurallara uygun her uzman endoskopi yapabilir.” dedi.

“SGK’dan talebimiz nettir”

Kabızlıkla ilgili açıklamalarda bulunan Prof. Dr. Serhat Bor, kişinin ileri yaşlarda yanlış dışkılama öğrendiğini söyledi. Birçok ilacın kabızlık ve ishal yaptığını ve bunun bilinmediğini dile getiren Dr. Bor şöyle konuştu:

“Doktora gittiklerinde kullandıkları ilaçların listesiyle gitsinler. Bir grup çok şişiyor. Düzenli su içmelerini istiyoruz. Normal su içmeleri bize yetiyor. Kahvaltıdan sonra büyük bir bardak su içerek lavaboda 10 dakika boyunca egzersiz yapmaları gerekiyor. Kabızlık ilaçların bir kısmı Türkiye’ye bile giremedi. Geri ödenenlerde var. SGK’dan talebimiz nettir. Kabızlık ilaçları geri ödemeye girmelidir. Büyük abdestte pozitif bulunan hastalar kolonoskopi yapılmak üzere sevk ediliyor. Bunların bir kısmında kanser çıkıyor ama ciddi bir kısmında polip çıkıyor. Biz bunları alıyoruz. Ama SGK uygulamaları kolonoskopi kısmında bir polipin alınmasını ödüyor, diğerlerini ödemiyor. Bu çok sayıda gastroenteroloji uzmanının SGK’yla yaşadığı sorunlardan bir tanesi. Bu nedenle bu tür uygulamaların meslek örgütleriyle görüşülerek düzeltilmesi gerekiyor.”

“Mide bağırsak hastalığı sık”

‘Türkiye’de mide bağırsak hastalıklarının toplumda sıklığı nedir? Nasıl projeler üretilebilir?’ diyerek çalışmalar yaptıklarının altını çizen Türk Gastroenteroloji Derneği Yönetim Kurulu Üyesi ve Mersin Üniversitesi Tıp Fakültesi Gastroenteroloji Bilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Orhan Sezgin, toplumda mide bağırsak hastalığının sık olduğunu fakat bilimsel verilerin olmadığını söyledi.

Yüzde 75’i kadın

Konuyla ilgili sosyal sorumluluk projesi olarak Nevşehir’de bulunan 2 ilçede 2017-2018 yılları arasında proje düzenlediklerini belirten Sezgin, “Erişkinlerde Gastrointestinal Sistem Hastalıklarının ve Ultrasonografik bulguların sıklığını saptamak amacıyla Nevşehir’in Gülşehir ve Avanos ilçelerinde sistematik bir toplum taraması yaptık. Bu iki ilçemiz nüfus dağılımı olarak Türkiye’yi birebir yansıtan ve göç hızı yüzde 5’in altında olan ideal merkezler olarak seçildi. Her iki ilçeden toplam 3 bin 69 gönüllü kişinin şikayetleri sorgulandı ve karın ultrasonografisi yapıldı. Yüzde 36’sında 3’te birinde mide bağırsak hastalığı olduğunu bilimsel olarak rahatça verebiliyoruz. Ve çok ilginç ki, bulgularda yüzde 75’inin kadın olduğunu çıktı. Kadınlarda ezici bir sıklıkla sık görülüyor.” cümlelerini kullandı.

Yapılan çalışmanın bir diğer bulgusunun ise aşırı kilo ve obezite olduğunu kaydeden Sezgini, çalışmaya katılan yerel halkın yüzde 35’inin kilolu, yüzde 45’inin ise obez olduğunu belirtti.

Obezitenin yanı sıra toplumun yüzde 60’ının karaciğerinin yağlı olduğuna dikkat çeken Sezgin, karaciğer yağlanmasının karaciğer büyüklüğünden kaynaklandığını vurguladı.

Yerel halkın yüzde 7’sinde safra kesesi taşı olduğunun tespit edildiğine dikkat çeken Prof. Dr. Orhan Sezgin, sonuçların değerlendirildiğinde ciddi bir mide bağırsak hastalığı olduğunun görüldüğünü söyledi.

“Sayının artmasını düşünüyoruz”

Prof. Dr. Serhat Bor ise konuyla ilgili düşüncelerini şu şekilde aktardı:

“Bu çalışmanın bir alanı var. Bunları da eklediğimiz takdirde yüzde 36 rakamı, yüzde 45’lere kadar çıkacaktır. Ciddi rakamın yüksek olmasını bekliyoruz. Yüzde 36 saptayabildiğimiz bir oran. Biz 903 kişi olarak bu hastalara yetişmeye çalışıyoruz.“

“Aktiviteler başarılı geçiyor”

102 sözlü, 305 poster bildirisinin kongrede tebliğ edildiğini ifade eden 35. UGH Kongre Başkanı Prof. Dr. Birol Özer, “748 hekimle kongre gerçekleştiriyoruz. Salonlarımız dolu ve aktiviteler başarılı geçiyor. Kongreleri düzenlerken bizi en çok zorlayan bilimsel aktivitelerde ne kadar başarılı olacağımız endişesi. Ama başarılı geçti.” diye konuştu.

Kolon kanserinde erken evrede tedavi mümkün

Kolon kanserinin azalma trendinde olduğunu kaydeden Özer, “Ülkemizde yeni hastalıklarla ilgili verilere yeni ulaştık. Hiç azımsanmayacak oranlar var. Teknolojideki gelişmelerle birlikte tanı oranları arttı. Maalesef 50 yaşından önce kolon kanser tanısı olan insanların ölümü fazla oluyor. Kolon kanseri, önlenebilir kanserlerin başında geliyor. Erken evrede yakalandığında kurtulmak mümkün. Sağlık Bakanlığı erken tanıma programı başlattı. Sağlık ocaklarında test yapılabiliyor. Biz bu tanıma programlarında çok başarılı mıyız? Maalesef. Başarı oranlarımız yüzde 40 ve 60’larda. Ve kolon kanseri olan hastaların yüzde 70’nin şikayeti var.” ifadelerini kullandı.

“Hepatit C’yi, bitireceğiz”

Karaciğer hastalıkları hakkında bilgi veren Türk Gastroenteroloji Derneği Yönetim Kurulu Üyesi ve Kırıkkale Üniversitesi Tıp Fakültesi Gastroenteroloji Bilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Dilek Oğuz, gerekli bilgilendirmelerde bulundu. Oğuz, “Hepatit C’yi, bitireceğiz. Hepatit B ise bu konuyla ilgili bilgiler güncellendi. Türkiye’de taşıyıcılık yüzde 5 iken hepsini aldığımızda yaklaşık yüzde 35’inin Hepatit B karşılaşma konusu. Güzel konular devam ediyor. Geldiğimiz nokta da ilaçları, karaciğer sirozunu önlemek noktasında uzun yıllar boyunca kullanıyoruz. ‘Bu ilaçları nasıl kesebiliriz?’ yenilikleri konuşuldu. Safra kesesi hastalıkları bilinen taş, darlıklar ve tümörlerdi. Safra yolları tümörleri pankreas kanseri gibi ölümcül kanserler ve teşhisi çok güç. Bununla ilgili neler yapılabilir? Bunlarla ilgileniyoruz.” şeklinde konuştu.
YORUM EKLE
banner651
SIRADAKİ HABER

banner695

banner696