“Türkiye’de Araştırmama”

Daha önce hiç başım ağrıyor diye bir manava gitmiş miydiniz veyahut karnım acıktı diye doktora?

Ama tarih konusunda ne yazık ki tam da bunu yapıyoruz. İnsan yapısı itibariyle her zaman kolay olanın peşine düşer, ne yazık ki biz de bir konuyu ya da olguyu araştırmak yerine, onu izlemekle yetinir, artık öğrendim der bir köşeye çekiliriz. Bunu hepimiz yaşamadık mı? Örneğin daha birkaç yıl evvel ekranlarda boy gösteren bir dizide, Şehzade Mustafa o kadar masum gösterildi ki, izleyenlerin bir çoğunun Kanuni Sultan Süleyman’a demediği kalmamış, hatta daha ileriye gidip ona dava açanlar bile olmuştu. Hoş; Süleyman Çakır’a cenaze namazı, Hüsnü Çoban’a mevlit okutan izleyicinin önüne absürt bir tarih dizisi koyarsanız neticesi de bu olur elbet. Mesela, benim bile severek izlediğim ve gerçeği,  gerek karakterleriyle, gerek kostüm ve davranışlarıyla büyük ölçüde yansıttığını düşündüğüm Diriliş Ertuğrul dizisinde hata olamaz mı?  “Süleyman Şah oğlu Ertuğrul…” dizide bunu duyunca tüylerimiz diken diken oluyor değil mi, peki bunu ne kadar araştırdık? Gerçekten Ertuğrul, Süleyman Şah oğlu mu? Diğer dizilerin aksine ben bu konuda aslında senariste çok fazla yüklenemiyorum. Çünkü tarih; yapılan her araştırmayla sürekli değişebilen bir bilim dalıdır. Dizinin ortaya çıktığı 2014 yılında, ilk Osmanlı parasının Orhan Gazi döneminde bastırıldığı zannediliyordu ama zamanla bu bilginin yanlış olduğu, ilk paranın Orhan Gazi değil, babası Osman Gazi zamanında basıldığı ortaya çıktı. İşte gerçek de böyle gün yüzüne çıktı, çünkü Osman Bey’in bastırdığı sikkelerde Osman bin Ertuğrul bin Kunduz Alp (Gündüz Alp)  yazmaktaydı. Bu durumda ya Osman Bey dedesinin adını bilmiyordu, ya da zamanında birisi öyle bir hata yaptı ki dizilerimize kadar etki etti. Ben elbette tarihi konu alan diziler yapılmasın demiyorum, ama yapılacaksa bu şekilde yapılmamalı, önce hakkında geniş bir tahkikat yapılmalı sonra beyaz perdeye aktarılmalı. Bu konuda şimdiye kadar gördüğüm en güzel örnek çok ses getirmese de “Direniş Karatay” adlı filmdi. Konya Karatay Üniversitesi’nin katkılarıyla yapılan bu filmde Selçuklunun son yılları en ince detayına kadar ele alınmış ve doğru bir şekilde izleyiciye aktarılmıştı. Dostlarım, bir araştırmacı ya da tarihçi beklemeyin. En büyük araştırmacı sizsiniz, gördüğünüz ya da duyduğunuz şeylerin gerçekten farklı olabileceğini hiçbir zaman unutmayın. Eleştirel bakmak size bir şey kaybettirmez ancak çok şey kazandırır. Hep sordukları bir soru vardır, eminim size de daha önce sormuşlardır, “çok okuyan mı bilir yoksa çok gezen mi” diye, ben size bu iki şıktan farklı bir cevap vereceğim. Ne çok okuyan, ne de çok gezen… Sadece çok araştırma yapan bilir.

Öyleyse şimdi kalkın ve izlediğiniz şeylere bir eleştirmen gözüyle bakın, araştırma yapın. Emin olun bu size çok fayda sağlayacaktır. Sevgilerle…

Emre YÜKSELEN

Ankara Yıldırım Beyazıt Üniversitesi

Tarih Asistanı

İstanbul Galatasaray Üniversitesi

Visiting PhD ResearchStudent

YORUM EKLE
YORUMLAR
Burak Köksal
Burak Köksal - 1 yıl Önce

emre hocam çok doğru bir konuya değinmişsiniz ilber hocamıza selamlar

banner707

banner695