Ateş, hava, su ve toprak…

Abone Ol


Kadim öğretilerde bu dört element, bizim hem bedenimizi hem de ruhumuzu taşıyan temel kapılar olarak görülür. Ateş iradeyi ve dönüşümü, hava nefesi ve bilinci, toprak bedeni ve kökü, su ise kalbi ve akışı temsil eder.

İnsan, bu dört unsurun dengesiyle var olur. Biri eksildiğinde iç ahenk bozulur, biri yüceldiğinde ruh başka bir kapıdan konuşmaya başlar.
Fakat bir tanesi vardır ki, o yalnızca bir madde değildir. O da su...
Su ruhun maddesidir ve yaratılışın hafızasını taşıyan canlı bir bilinçtir. O, en sert kayayı bile sabırla yontan sessiz bir öğretmendir. Bize teslimiyeti fısıldar. Akmayı, direnmemeyi ve varoluşun ritmine uyumlanmayı öğretir. Su, kalbin derinliklerinde saklı duyguların aynasıdır. Durduğunda huzur, coştuğunda dönüşüm olur. Onun hakikati, şekil almaktan korkmayan bir ruh gibidir. Her kaba girer ve kabın şeklini alır ama özünden asla vazgeçmez. Ve insan, suyun bu hikmetini duyduğunda anlar ki gerçek güç, sertlikte değil, yumuşaklıkta ve akışta saklıdır.
SİBEL İLGÜN

{ "vars": { "account": "G-D88DGY52YP" }, "triggers": { "trackPageview": { "on": "visible", "request": "pageview" } } }