(BERGEN) Belgin SARILMIŞER

(BERGEN) Belgin SARILMIŞER

Belgin Sarılmışer, 15 Temmuz 1959'da Mersin'de yedi çocuklu bir ailenin son çocuğu olarak doğdu. Anne ile babası boşandıktan sonra annesi ile birlikte Ankara'ya yerleşti. 

İlk öğretimini Yenimahalle Yunus Emre İlkokulunda tamamlayan Bergen, okulda mandolin çalarak, şarkı söylüyordu. Bergen'in müziğe yeteneğini fark eden öğretmenleri, mezun olduktan sonra ünlü ismi konservatuvar okumaya teşvik etti. Ankara Devlet Konservatuvarının sınavlarına girerek, piyano bölümünü birincilikle kazanan sanatçı, ilk iki yıl piyano ve viyolonsel eğitimi aldı. Maddi sıkıntılar yüzünden okulu yarım bıraktı ve yaşını büyüterek bir müddet PTT bünyesinde memur olarak çalıştı.

1977 yılında bir evlilik yaptığı ve çocuğu olduğu iddiası ailesi tarafından yalanlanmıştır.

1979 yılında arkadaşlarıyla eğlenmek için gittiği Feyman Gece Kulübü'nde öylesine sahneye çıktı. Kulüp sahibi İlhan Feyman tarafından beğenilince orada çalışması için teklif aldı. Teklifi kabul edip Feyman Gece Kulübü'nde Grup Lokomotif orkestrası ile birlikte Türk sanat müziği, Türk hafif müziği ve dönemin modası olan arajmanlardan oluşan repertuarlarla sahne aldı. Bir yıllık çalışmanın ardından Feyman Gece Kulübü'ndeki işi bittiğinde Adana'daki Kuyubaşı Gazinosu'ndan gelen 8 aylık çalışma karşılığında verilecek bir otomobil teklifini kabul etti. Ama iş bitiminde otomobil elinden alındı ve borç içinde kaldı.

Ankara'dan sonra iş için 1981 yılında Adana'ya giden Bergen Adana'da Halis Serbes ile tanıştı. Serbest, her gece şarkıcıya çiçekler gönderiyor ve her gece Bergen'in çalıştığı pavyona gidip en ön masadan şarkıcıyı seyrediyor. Serbest'in ısrarı ve inadı ile evlendiler.

Ancak Serbest'in başkasıyla evli ve üç çocuklu olduğu; kendisinin var olduğunu zannettiği nikahının ise Serbes tarafından ayarlanmış bir oyun olduğu ortaya çıkınca  Bergen ilişkiye son verdi.

Serbes'in birçok kez şiddet uygulaması ve aralarında yaşanan problemler dolayısıyla Adana'dan Ankara'ya dönen Bergen, yeniden gece kulüplerinde sahne aldı. Adını Norveç'in Bergen şehrinden esinlenerek 'Bergen' olarak değiştirdi. 1979'da Ankara Başkent Gazinosu'nda Bülent Ersoy, İbrahim Tatlıses ve Müjde Ar'ın bulunduğu kadroda uvertür sanatçı olarak sahne çıkmaya başladı, 1982'de ise Atlas Plak imzalı "Şikayetim Var" kasetini müzikseverlerle buluşturdu. Serbes'in kendisine uyguladığı şiddete rağmen aşık olduğunu söyleyerek, 9 Ocak 1982'de Serbes'le resmi nikahla tekrar evlenen Bergen, aynı yıl 31 Ekim'de İzmir'de çalışırken eşinin azmettirmesi sonucu kezzap saldırısına uğradı. Sanatçı, saldırıda tek gözünü kaybetti, vücudunun büyük bir kısmı da yandı. Bergen olayla ilgili şöyle demiştir:

"İlişkimizin sonlarına doğru evde bir kadın külodu buldum. İşte o zaman tam anlamıyla yıkıldım ve Adana'dan Ankara'ya kaçtım. Kaçtığımı öğrenir öğrenmez beni takip etti. Son olarak İzmir'de bir pansiyonda buldu. Yüz vermediğim için beni tehdit ediyordu. Yüzüne kezzap atarım diyordu. Ama ben inanmıyordum.

Kezzaplı saldırı
Halis Serbes bir kiralık katile 500 bin lira vererek İzmir’e gönderir. 31 Ekim 1982 gecesi İzmir Alsancak’ta New York adındaki pavyonun kapısında Bergen annesiyle birlikte bir taksiye binmek üzereyken, kiralık saldırgan şarkıcının üzerine bir kova kezzap attı. Bergen, daha sonra yapılan bir mülakatta olay anını şöyle anlatacaktı:

“O anda iki gözüm gitti. Biraz alkollü olduğum için hiçbir şeyin farkında değilim. Sadece çığlıklar duyuyorum. Bir ara 'Suya götürün!' diyorlar. Kadere bak ki, sular kesik. Su, ip gibi akıyor. Üzerimdeki giysileri yırtıp her tarafımı sardılar. O an her yer çok karanlık, bir şey göremiyor, gözlerimi açamıyorum. Kısa bir süre sonra ekip arabası geldi. Ege Üniversitesi Hastanesi'ne götürdüler. Hastanede 45 gün kaldım, yara tedavisi gördüm.”

Olay anında yanında olan annesi şöyle dedi:

"İki yıl önce kızımı eter koklatarak kaçırdı. Bergen’e pavyon fedailiği yapan bu adamla evlenmemesini, kendisini mutlu edemeyeceğini defalarca söyledim. Fakat o “Bir defa adım çıktı, geri dönemem,” diyerek beni dinlemedi. Gece kulüplerinde Türk müziği söyleyen kızım sesi ve fiziğiyle kısa zamanda aranılan sanatçı oldu. Bergen’in başarısını kıskanan damadım her gün bir huzursuzluk yaratıp kavga çıkarıyordu. Sonunda bu evliliğin artık yürümeyeceğini düşünerek boşanmaya karar verildi. Buna rağmen kızımın peşini bırakmayan ….. “Seni kimselere yar etmem,” diyerek devamlı tehdit ediyordu."

Bergen, bu olayda ağır biçimde yaralandı. Olayı basından takip eden dönemin meşhur estetik cerrahı Onur Erol, Bergen'e gönüllü olarak yardım etti. Bergen İzmir’den Ankara’ya getirildi. Onur Erol, 13 Şubat 2010 tarihinde Milliyet gazetesinden Elif Berköz'e hastasının durumunu tarif etti:

“En az üç kez ameliyat ettiğimi hatırlıyorum onu. Çünkü dokuların iyileşmesi, olgunlaşması aylar sürer bu tip yanıklarda. Zımparalama yöntemiyle Bergen’in derilerini soymuştuk. Sağ gözü çıkmıştı, kapakları kapanmıyordu. Sonradan eklenecek protez için göz çukuru yaptım. Burun kanatları yok olmuştu, oraya kıkırdaklar kondu. Yüzüne kalçasından deri eklendi.”

Halis Serbes 2 aylık firardan sonra yakalanıp 13 yıl hapis cezası aldı.
Saldırıdan sonra hastaneyi arayan Serbes ağlayarak olayla bir bağlantısı olmadığını söyleyerek yalan söyledi.

Sağ gözünün hasarı yüzünden saçlarını sağ gözünün üzerine atmasıyla, bazense güneş gözlüğüyle olan imajıyla akıllarda kaldı.

Geri Dönüş ve Albüm Çalışmaları
Tedavinin ardından besteci Cengiz Özşeker'in ikna etmesi sonucu, sahnelere geri dönen sanatçı, 1985'e kadar Özşeker'in sahibi olduğu mekanda dinleyicileriyle bir araya geldi. Sanatçı, 1984'te Özşeker ile İzmir'de stüdyoya girerek, kısıtlı bir bütçeyle 12 şarkılılık "Kardeşiz Kader" adlı albümü hazırladı. Yaşar Plakçılık'ın sahibi Yaşar Kekeva tarafından İstanbul'a davet edilen sanatçı 29 Mart 1985'te ilk kez İstanbullu müzikseverlerle buluştu. Ünlü şarkıcı, 1985'te Burhan Bayar'ın müzik yönetmenliğinde "İnsan Severse" adlı long play albümünü hazırladı, 1986'nın sonlarında yaptığı "Acıların Kadını" albümüyle ise büyük ün kazandı. Acıların Kadını 1 milyondan fazla sattı. Albümün gördüğü ilgi üzerine, sanatçıya 1987'de "1986 Yılı Albümü En Çok Satan Arabesk Kadın Sanatçı" unvanıyla Altın Plak ve Altın Kaset ödülü verildi. Bergen, Ülkü Erakalın'ın senaryosunu kaleme aldığı ve yönetmenliğini üstlendiği "Acıların Kadını" filmiyle 1987'de ilk kez kamera karşısına geçti. 1987'de 10 şarkıcıdan toplam 13 şarkının yer aldığı "Süper Karışık" adlı albümünde "Mecburum" ve "Böyle Kadere Darılmaz mıyım" şarkılarını yorumlayan şarkıcı, konser için gittiği Adana'da, sahneye çıkarken, gazinonun fotoğrafçısı tarafından bıçaklandı. Saldırıyı hafif yaralı olarak atlattı ve ayakta tedavi olduktan kısa süre sonra iyileşti. Bir dönem sahneyi bırakan sanatçı, Selami Şahin, Özer Şenay ve Cengiz Tekin'in yönetmenliklerinde sırasıyla "Onu da Yak Tanrım", "Sevgimin Bedeli" ve "İstemiyorum" albümlerini çıkardı. Cezaevinden 1988'de çıkan Serbes ile yeniden barışan müzik ve sinema hayatını geride bırakan Bergen, 1989 nisan ayında kocasından boşandı. Aynı yılın haziran ayında sahneye dönen sanatçı, 1989'da vefatından önce son albümü "Yıllar Affetmez"i müzikseverlerin beğenisine sundu.

Hapishane sürecinde Serbes'e para gönderdi ve mektuplaştı. Serbes'le hapisten çıktıktan sonra tekrar barışmasıyla igili kuzeni şöyle dedi:

"Korkuyordu çünkü adamları peşindeydi. Kaç kere ayrılmaya çalıştığında benim evimi bastı. Bergen benim evimde saklanıyordu. Mersin'de mafya dediğimiz adamlarıyla benim evimi bastı. Yanlış bir hareket yaparsan silahı çeker vururum yerini söyle dedi. Bergen evimde karyolanın altında saklanıyordu."

Saldırgan cezaevinden çıkmadan kısa bir süre önce verdiği bir röportajda Bergen:

"Duygularım az. Cezaevini ve onu hayal etmek acıtıyor . Bazen ondan nefret ediyorum. Benim içinde ince ince geçirilen yıllar. Henüz kararsızım. 


Bergen'in Mersin Şehir Mezarlığı'ndaki kabri
Ölümünden sonra pek çok arabesk ve nostalji konseptli albümlerde şarkıları yer alan Bergen, Ceylan Ertem, Ebru Yaşar, Emrah, Funda Arar, Muazzez Ersoy ve Işın Karaca gibi pek çok sanatçı tarafından cover'landı.

Suikast
14 Ağustos 1989'u 15 Ağustos'a bağlayan gece, Pozantı, Adana'da boşandığı eşi tarafından kurşunlanarak öldürülen; 30 yıllık kısa yaşamına 6 long play, 11 kaset, 129 şarkı ve 1 video filmi sığdıran Bergen memleketi Mersin'de Şehir Mezarlığı´na defnedildi. Saldırıda annesi de yaralandı.[22] Toroslar, Mersin'deki asri anıt mezarlık ziyarete açıktır.

Cinayetten sonra yurtdışına kaçan katil Serbes Almanya‘da yakalandı. 15 yıla mahkum olan katilin cezası iyi halden 3 yıla indirildi. Almanya ve Türkiye'deki 16 aylık tutukluluk süresi göz önüne alınarak 7 ay hapis cezası aldı.

Annesi olay günüyle ilgili şunları söyledi:

“Bergen’in Kayseri’de programı vardı, Halis Serbest kaldığımız otelin önüne gelip ‘Bana dönmezsen hepinizi öldüreceğim’ diye tehditler savurdu. Bu tehditleri sık sık duyduğumuz için fazla önemsemedik...Kızım sırtını arka taraftaki çiçeklere dönüp, ‘Artık her şey bitti, sana dönmem!’ dedi. Bu lafı duyan Halis’in birden gözü döndü. Belinden bir tabanca çıkarttı. Önce ayaklarına düşünce de üzerine ateş etti. Avazım çıktığı kadar bağırıp yardım istedim. Bu kez beni susturmak için tabancayı bana doğrulttu ve ateşledi. Bizi kanlar içinde bırakıp, üvey kardeşi ile arabaya binip kaçtılar.”

Katil az ceza almasıyla ilgili: "Bergen cinayetini işledikten sonra Tarsus'ta yattım ama az yattım;7 ay kaldım cezaevinde. Turkish! Şimdi az gelişmiş ülkelerde hangi ülke olursa olsun güçlüysen olay bitmiştir," dedi ve asıl hedefinin sanatçının annesi olduğunu iddia etti.

Kardeşi olaydan sonra annesinin durumundan şöyle bahsetmiştir:
" O acıdan sonra annem kendini de mezara gömdü. Sonra hep siyah giydi; düğünde de, bayramda da... Belgin'le annem de öldü. Kendi kendine konuşuyordu. Belgin, kahveyi çok severdi. Annem, kardeşim vefat ettikten sonra her sabah iki tane Türk kahvesi yapar, Belgin'le dertleşerek kahvesini içerdi. Akşama kadar tespih çekerdi kardeşimin posterleriyle kaplı odasında. Kızım yalnızlıktan, karanlıktan korkar' derdi. Sabaha kadar mezarlıkta annemle otururduk."

Mezarlık
Sanatçının mezarı katilin tehditleri nedeniyle 6 kilitli bir kafesle korunmaktadır.
Kardeşi bu durumla ilgili şöyle demiştir:"O adam, 32 yıl önce Belgin'i öldürmeden, gecenin ikisinde arardı telefonla "Kemiklerini size bırakmayacağım, onu öldüreceğim" derdi.
Annem o mezara o kafesi onun için yaptırdı."

2018'de katil 4 çocuğa cinsel istismar suçlamasıyla tutuklandı.

Stüdyo albümleri
Yalnızca resmi olarak yayınlanmış stüdyo albümleri yer almaktadır. Yıllar Affetmez'den sonra çıkan 3 albüm sanatçının daha önceden hiç yayınlanmamış kayıtlarını içerdiğinden, resmi diskografisine kabul edilmektedir.

Yıl    Albüm    Format
1982    Şikayetim Var    LP (1986'da MC olarak yeniden basıldı.)
1983    Kardeşiz Kader    LP (1985 ve 1990'de MC olarak yeniden basıldı.)
1985    İnsan Severse    LP, MC (1999'da CD olarak yeniden basıldı.)
1986    Acıların Kadını    LP, MC (1999'da CD olarak yeniden basıldı.)
1987    Onu Da Yak Tanrım    LP, MC (1999'da CD olarak yeniden basıldı.)
1988    Sevgimin Bedeli    MC (1999'da CD olarak yeniden basıldı.)
1988    İstemiyorum    LP, MC (1999'da CD olarak yeniden basıldı.)
1989    Yıllar Affetmez (Aslen son albümü)    MC (1999'da CD olarak yeniden basıldı.)
1990    Giden Gençliğim [2]    MC (1999'da CD olarak yeniden basıldı.)
1990    Garibin Çilesi Mezarda Biter    MC (1999'da CD olarak yeniden basıldı.)
1991    Son Ağlayışım    MC, CD


Müslüm Gürses'e olan hayranlığı
Bergen'in 31 Ekim 1982'de yüzüne kocası tarafından kezzap atılmasının ardından hastaneye kaldırıldıktan sonra hastane yatağında rüyasında sanatçı Müslüm Gürses'in 1982 yılında çıkardığı Tanrı İstemezse albümüne ismini veren Tanrı İstemezse şarkısını Gürses'le birlikte seslendirdiklerini görmüştür.
Daha sonra Bergen, 1988 yılında Yaşar Kekeva Plak firmasından çıkardığı Sevgimin Bedeli albümünde Gürses'e duyduğu hayranlık nedeniyle Gürses'in 1987 yılında Elenor Plak firmasından çıkardığı Talihsizler albümüne ismini veren Talihsizler şarkısına yer vermiştir. En sonunda artık bu hayranlık gazetede bile yer bulmuştur: “Bergen bir numaralı Müslüm Gürses hayranıydı. Kendi programı bile olsa ne yapar eder, mutlaka Müslüm Gürses'i dinlemeye giderdi. Sanatçı, son kasetinde bu yüzden Müslüm Gürses'in bir parçasına yer vermişti. Bu şarkıyı daha duyarak, daha içten okuduğunu her fırsatta söylerdi.”

Namaz Vakti 05 Temmuz 2022
İmsak 03:53
Güneş 05:37
Öğle 13:07
İkindi 16:57
Akşam 20:27
Yatsı 22:03