BİZ HOVARDA BİR TOPLUM MUYUZ?

Abone Ol

Bazen insan yazmaktan yılıyor. Sait Faik ustanın “Yazmayacaktım. Yazıyorum da ne oluyordu?” diye başlayıp uzun uzun düşündükten sonra kalemini çıkarıp, sivriltip öptüğü ve yazmaya başladığı gibi. Öfkem geçince yazmaya devam ediyorum.

Bu büyük milletin mensuplarının “bana ne” diye bencilce davranması, milletin malını hovardaca kullanması karşısında yılmamak elde mi? Çevre konusunda bunca titizlenmemize rağmen bir arpa boyu yol gidememiş olmak insanı yılgın yapmaz mı? Trafik kurallarının sadece vatandaşlar tarafından değil, emniyet mensupları tarafından da çılgınca çiğnenmesi insanı dumur etmez mi?

Ben güpegündüz sokak lambalarının yakılmasını münferit bir olay olarak görüyordum. Meğer birçok büyük kentte de aynı durum söz konusuymuş. Bir kişinin kalkıp düğmeye zamanında basması ile hallolacak iş, sürünüyor da sürünüyor.

Biz zamanında elektrik kısıntısından çok çekmiş bir kuşağız. Gerçi biz yamalıklı elbise giymedik ama giyenleri çok gördük. Yurdum insanı koyun gibidir. Yamar giyer de sesini çıkarmaz. Yayan gider, sesini çıkarmaz. Soğan ekmek yer, sesini çıkarmaz... Enerji ekmek kadar, su kadar gerekli bir şey. Elektrik olmazsa ne ışık olur, ne ısı, ne sanayi makineleri çalışır, ne de evdeki beyaz eşyalar. Ama biz enerjiyi hovardaca harcıyoruz. Devlet güneşten, rüzgardan, sudan, doğal gazdan, kömürden ve alternatif enerji kaynaklarından ülkenin ihtiyacını karşılamaya çalışırken biz onu hovardaca harcıyoruz. Işıkları güpegündüz açık bırakıyoruz, gereksiz elektrikli araç çalıştırıyoruz. Erozyonun toprağımızı aşındırmasına göz yumuyoruz. Sularımızı hovardaca ziyan ediyoruz. “Damlaya damlaya göl olacak” ve “bir deri tuzlayacak” o kadar zenginliğimizi çarçur ediyoruz.

Bu millet ve bu ülke sandığımız kadar zengin değil. Ne Amerika ve Rusya, Kanada gibi ucu görünmez ormanlarımız var, ne de Arap ülkeleri gibi zengin petrol yataklarımız. Biz israf etmeden kalkınmak zorundayız. Bu kıt kaynaklar sadece bizim değil, aynı zamanda çocuklarımızın. Ben kullanmayalım demiyorum, israf etmeyelim diyorum. Çocuklarımıza ve öğrencilerimize, eşimize dostumuza da bunu telkin edelim diyorum.

Geçmişte insanlar her şeyi tasarruflu kullanırdı. Sözü bile. “Yılan bile toprağı gıda ile yer” sözü bize aittir. “Arap yağı bol bulunca...” sözümüzdeki “Arap” “görmemiş, görgüsüz kişi” anlamındadır. Biz bu kadar görgüsüz bir toplum muyuz allasen?...

SOMSÖZ: “YAZIN GÖLGE KOVALAYAN, KIŞIN KARNIN OVALAR.”

16 Ocak 2026

{ "vars": { "account": "G-D88DGY52YP" }, "triggers": { "trackPageview": { "on": "visible", "request": "pageview" } } }