“EL ÇEK TABİP” TÜRKÜSÜ HAKKINDA 2

Abone Ol

SÜRECEK

“EL ÇEK TABİP” TÜRKÜSÜ HAKKINDA 2

Burada söze azıcık ara verip ünlemlerden bahsetmekte yarar var. Ünlemler dilde anlamlı ya da anlamsız sözcükler olup değerleri duygudan ibarettir. Sayısı da epeyce kabarık olan bu sözcüklere dilde anlamı olmakla birlikte duygusal anlamlar yüklenenler de var. İşte “Ana” sözcüğü böyle bir sözcüktür. Elbette anlamı çok geniştir. Türevi ve birleşik olarak görev aldığı yüzlerce sözcük vardır. Ama bu sözcüğün taşıdığı asıl anlam ünlem değerinde kendini gösterir. Ünlemenin ötesinde nazlanma, yalvarma, öfkelenme gibi anlamları var. Ama asıl anlamı dayanılmaz acılar duyulduğu zaman söylenen “ana”dır. “Anam anam, vay anam, oy anam oy, anacığım…” gibi sözcükleri söyleyen kişi acılarının yarıya iniverdiğini duyumsar. Çocuk kesilen elini annesi öptüğünde acısının dindiğini, yarasının iyileştiğini düşünür.

Derdim elli iken yüze yetirir

Anası ağlayınca da içinden bir şeylerin koptuğunu düşünür. Derdi elli iken yüz olur, bin olur. Dilimizde “anası ağlamak” deyimi “çok sıkıntı çekmek” anlamındadır. Yakımcımız bir yandan ölümün yaklaştığını açık seçik görerek acılar içinde kıvranırken bir yandan da anası siğim siğim ağlamakta ve derdi tavan yapmaktadır.

Bu dert beni yiye yiye bitirir

Yakımcımızın derdinin verem olduğunu sanıyoruz. Çünkü verem mikrobu yerleştiği bedeni yavaş yavaş zayıflatmakta ve en sonunda götürmektedir. Verem hastalığını önleyici aşıların ve iyileştirici ilaçların geçmişi çok eski değildir.

El çek tabip el çek benim yaramdan

“Ölememek,” ıstırabı katlayan bir başka sıkıntıdır. Bu yüzden “ötenazi” konusu sürekli tartışılmaktadır. Doktorlar daima mucize bekler. Hastanın ömrünü biraz daha uzatmak, hayatında küçük de olsa rahat nefesler alabilmesini sağlamak doktorların biricik emelidir.

Hastalar arasında da ölümü dileyenler vardır. Bizim hastamız da bir an önce ölüm istemektedir.

Halk arasında “hayırlı ölüm” diye bir söz var. Hayırlı ölüm, vakti geldiğinde, kapılara bakmadan, imanlı ölümdür.

Ölürüm kurtulmam ben bu yaradan

Genelde halk içinde ölümden açık seçik söz etmek yakışıksız sayılır. Ama yakımcımız açıkça ölümden söz etmektedir. Ölmek, kurtulmamak ve yara sözcükleri durumun vahametini ortaya koymaktadır.

Anama babama sözüm kalmadı

“Sözün bittiği yer” diye bir deyimimiz var. Bu deyim yapacak bir şeyin kalmadığını, artık söz söylemenin bile boşa gayret olduğunu anlatır. Hastamızın annesine ve babasına diyecek hiçbir sözü kalmamıştır. Çünkü anası babası onun için her şeyi yapmışlar, ellerinde avuçlarında olanı dökmüşlerdir.

Bir su ver demeye yüzüm kalmadı

Tüm çabalara karşın hastalıkta en küçük bir gerileme yoktur. Halbuki anası babası acaba bir derman bulunur mu diye onu hastane hastane dolaştırdılar. Ama olmadı. Beklenen son, kötü son geldi çattı.

Doktora tabibe lüzum kalmadı

Doktora da gerek kalmadı. Kocakarıya da okuyucu hocaya da…

Atalar hastalık karşısında umudu kesmek yerine “Dert gezer, derman da gezer” diyerek ellerinden geleni yapmışlardır. Her duydukları ilacı dener, kocakarı ilaçlarından bile medet umarlar. Buradaki “doktor tabip” bir ikilemedir. İnsanlara derman sunan herkesi anlatır. Artık hiçbir şeyin derdine çare olamayacağını söylemektedir hastamız.

Türkünün kavuştak dizeleri tam bir ümitsizliği anlatmakta ve iki kez söylenmektedir.

SOMSÖZ: TÜRKÜLER BİZİ EMZİRİR, YARALARIMIZI SAĞALTIR.

{ "vars": { "account": "G-D88DGY52YP" }, "triggers": { "trackPageview": { "on": "visible", "request": "pageview" } } }