HAMASET PARA EDİYOR MU?

Abone Ol

Daha önce de söyledim: Hükümetimiz zamanında bolca hamasi nutuklar atılıyor. TRT televizyon kanallarında yayınlanan diziler ağzına kadar hamaset dolu. Milli bayramlar eskiden beri hamasetten ibarettir. İnkılap tarihi ve tarih derslerimiz hamaset dolu. Ama vatansever bir kuşak yetiştirmeyi de bir türlü beceremiyoruz.

Vatanseverlik adına en iyi şiirleri Namık Kemal yazdı. Tabii “Vatan Yahut Silistre” adlı tiyatro eseriyle en yetkin tiyatro eseri de ona ait. Öyle ki edebiyatımızda “vatan şairi” olarak hâlâ yerini korumaktadır. Mustafa Kemal kuşağının ve öteki kurucu ekibin de hocasıdır Namık Kemal. Belki de Atatürk’ün hamasete bu kadar yüklenmesinde de Namık Kemal’in ve öteki öncüllerinin etkisi vardır.

Hamaset Atatürk gibi bir dönemde milleti kurtarmakla kalmamış, aynı zamanda kurma görevini de üstlenmiş bir kişi için normal karşılanabilir. Belki Kıbrıs savaşı sırasında dalga dalga yükselen hamaset de hoş görülebilir. Eskiden milli bayramlarda yapılan hamasetin de anlayışla karşılanması gerekebilir. Ama barış zamanında hamaset kabak tadı veriyor. Hele hele milli kalkınmaya hiçbir yararı yoksa.

Eskiden beri biz dört yanı düşmanla çevrili bir ülke olduğumuz düşüncesi ile yetiştirildik. Bu düşünce bize ezberletildi. Yunanlılar, Ermeniler, Yahudiler, İngiliz ve Fransızlar bize düşmandı. Dahası bu düşmanlar yurdun içinden de kendilerine yandaş buluyor ve bizi bize kırdırıyorlardı.

Cumhuriyetin 100. Yılı biterken bile bu düşünceye itibar edilmesi, oy getirmesi akıllara ziyan bir olay. Gençler ve okumuşlar arasında pek itibar görmese de bu düşünce hâlâ oy getiriyor olmalı ki siyasiler de hamasete abanıyor.

Bugün siyasi arenada boy gösteren birçok parti geçmişte bize ezberletilen bu mottonun izinden gidiyor: “Türk’ün Türk’ten başka dostu yoktur.” AKP, MHP, İYİ Parti, Zafer Partisi. Geçenlerde televizyon kanalları arasında zıplarken gördüm, Yusuf Halaçoğlu da Kutlu Parti adıyla bir parti kurmuş. Ana Muhalefet Partisi CHP’nin ilkelerinden biri de Milliyetçilik. Bu durumda yerli ve milli olmayan hiçbir ürünün itibar görmemesi gerekir değil mi? Ne gezer?... Halkımızın birazı Arapçı, birazı batıcı, birazı da hiçbir düşüncesi olmayan kişi. Arapçılar hurma ve deve sidiğinin Araplardan gelmesine ses çıkarmaz, batıcılar teknolojik ürünlerin dışarıdan alınmasına. Türk insanı kendi kentini gezmeden yabancı ülkelere çıkarma yapıyor.

Velhasıl 150 yıldır hamasete abanıyor, ama ülkesini ve milletini seven bir toplum yetiştiremiyoruz. Aksine milliyetçilikten ve dindarlıktan sınıfta kalıyoruz.

SOMSÖZ: BİR YANLIŞ VAR: NEREDE?..

{ "vars": { "account": "G-D88DGY52YP" }, "triggers": { "trackPageview": { "on": "visible", "request": "pageview" } } }