21 yaşındaki notalara renk veren Kerem Alagöz “Sanat ve Sanatçıların Sorunlarını” medyayla paylaştı. Doğa tutkunu müzisyen Kerem Alagöz sosyal dayanışma projelerinde ön saflardaki yerini “Herşey Bursamızın dünyaya daha iyi tanıtmak, kardeşlik duygularımızı pekiştirmek için” dedi.BURSA (İGFA) - Özel etkinlikte LemonDigital sahibi Emir Erdoğan ve sanatçı Faruk Değirmenci yakın arkadaşları Kerem Alagöz’ü yalnız bırakmadı.

Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği'nden 'dijital yeterlilik' hamlesi Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği'nden 'dijital yeterlilik' hamlesi

Alagöz; “Sanatçı kavgası olan insandır. Fazlasıyla rahatsız ve kaygılıdır. Herkese bu ifadeyi yapıştırmak kolay olup aslında sanatçı az sayıdadır. Yarattığı eserin, kitleler tarafından doğru veya yanlış anlaşılabilmesidir. Sanatçı eserini öncelikle kendisi için icra eder. Kendini ve toplumunu, yaratıcılığın süzgecinden geçirip bir eser ortaya koyar. Ama eseri kendi bildiği bir şeydir. Bakınca zihninde bir takım düşünceler uyandırabilen, ürettiği ve topluma sunduğu kendinden bir parça. Anlaşılabilmesi elzem değildir, ama devamlılığını arz edebilmesi için, yani kendinde o gücü bulabilmesi için karşıdan bir reaksiyon alması gereklidir. Özellikle ülkemizde sanatın olumsuz eleştirisinden çok, tepki mekanizması dahi doğru/dürüst çalışmadığından sanatçılar, kendi dünyalarında inin cinin top oynadığı bir duruma sürükleniyorlar. Toplum onlara bir adım atarsa, onlar on adım atar. Eminim. Eğer egonuzu kontrol altına alamamış ve de içerisinde olduğunuz toplumu algılayabilecek özveride değilseniz eser üretemezsiniz!” dedi.

Alagöz sözlerinin devamında; “Sanatçı Kimdir? Toplumun Sanata ve Sanatçıya Bakış Açısı. Sanatçı, herkesin duyduğunu, herkesin gördüğünü, herkesin hissettiğini, herkesin düşündüğünü; farklı şekilde duyan, farklı şekilde gören, farklı şekilde hisseden, farklı şekilde düşünen, farklı şekilde yorumlayan, farklı şekilde yansıtandır; duyulmayanı duyan, görülmeyeni gören, olmayanı bulandır.

Neler Yapılabilir? Türk toplumu olarak en büyük eksiklerimizden biride sanata göstermiş olduğumuz saygıdır. Bin bir emek harcanan sanat eserlerine gereken önemi verilmiyor ve çoğu zaman gereksiz bulunuyor. Sanatçılar emeğinin karşılığını alamıyor. Bir çok ailede sanata olumlu bakmıyor. Sanata yönelmek isteyen çocuklarına karşı çıkıyor. Çoğu zamanda insanlar sanatın hobi olarak yapabileceğini fakat meslek olarak seçilmeyeceğini düşünüyor.

Aileler Sanata Neden Karşı? Sanatın Ekonomik Yönü Sanatçı toplumun diğer kesimlerine göre verdiği emeğin karşılığını tam olarak alamamaktadır. Bir çok sanat ve sanatçı gün geçtikçe yok olmaktadır. Sanatçının istenilen ekonomik düzeye gelmesi için tanınması, ünlü olması gerekmektedir. Sanatçı bu düzeye gelene kadar da bir çok zorlukla karşı karşıya kalmaktadır. Yapılacak en önemli şey okullarda öğrencilerin istek ve yeteneklerine göre her sanat dalında eğitim verilmesi bunun yanı sıra ailelerle de bu konuda görüşmeler yapılmasıdır. Bunun dışında toplumun geneli için sanatın önemini anlatan konferanslar verilmelidir. Toplumu sanatla tanıştırmak içinde sergiler, tiyatrolar ve çeşitli etkinlikler düzenlenmeli, kurslar açılmalıdır.