Organizasyon şemasına baktığınızda her şey tıkır tıkır işliyor gibi görünebilir: Işıklandırmalar, teknik ekipler, sanatçılar ve protokol... Ancak tüm bu parıltılı tablonun ardında, her zamanki gibi bir "ihmal edilenler" listesi var. Listenin başında ise yine medya yer alıyor.

Şehirde büyük bir organizasyon yapılacağı zaman davetiyeler gönderilir telefonlar açılır. Gazetecilerden haber yapması, sosyal medyada paylaşması, etkinliğin görkemini kitlelere duyurması beklenir. Talep nettir: Görünürlük. Ancak iş, bu görünürlüğün sağlanması için gece gündüz çalışan yerel basına destek olmaya gelince, nedense o "kurumsal" diller bir anda tutulur.

Medya, Sizin Bedava İlan Tahtanız Değildir

Şunu açıkça koyalım: Yerel basın, belediyelerin ya da organizasyon şirketlerinin karşılıksız ilan tahtası değildir. Bir etkinliğe bütçe planlanırken; sahneye, ses sistemine, sanatçıya, hatta protokole ikram edilecek kuruyemişe kadar her kalem tek tek hesaplanırken, "iletişim ve medya desteği" neden hep son sıraya bırakılır? Ya da daha kötüsü, neden hiç hesaplanmaz?

Yapılmayan bir tanıtım, yapılmamış bir etkinlik gibidir. Kumluca’daki bu şenliklerin yankısı bugün geniş kitlelere ulaşıyorsa, bunun arkasında sahadaki muhabirin deklanşörü, editörün klavyesi ve yerel gazetenin sayfa düzeni vardır. Bu emek, "doğal bir zorunluluk" değil, profesyonel bir mesaidir.

Antalya ve İlçelerinde Bugün 1 Mayıs 2026 Vefat Haberleri
Antalya ve İlçelerinde Bugün 1 Mayıs 2026 Vefat Haberleri
İçeriği Görüntüle

Hafızayı Yok Saymak, Yarını Karartmaktır

Yerel medya sadece bir haber mecrası değildir; o şehrin arşivi ve hafızasıdır. Bugün alkışladığınız etkinlikler bittiğinde, o anları tarihe not düşen yine yerel basın olacaktır. "Reklam yapın ama destek beklemeyin" yaklaşımı, bu hafızayı tutan ellere vurulmuş bir prangadır. Bu sürdürülebilir bir model değildir.

Kumluca özelinde gördüğümüz bu tablo, aslında genel bir vizyonsuzluğun yansımasıdır: Basının değerini bilmek ama karşılığını vermemek.

Son Söz: Karşılıklı Saygı Şart

Eğer bir organizasyonun başarısı, ne kadar çok insanın duyduğuyla ölçülüyorsa; duyuran mecraya sırt çevirmek en hafif tabiriyle samimiyetsizliktir. Şunu unutmamak gerekir ki; tek taraflı bir iletişim modeli, uzun vadede kimseye kazandırmaz. Medyanın güçsüz kaldığı bir şehirde, en büyük organizasyonlar bile kendi içine kapalı birer "protokol buluşması" olmaktan öteye gidemez.

Sözün özü şudur: Görünürlük istiyorsanız, o görünürlüğü sağlayan emeğin bir karşılığı olduğunu kabul edeceksiniz. Aksi halde bu yaklaşım, yerel basını "kullan ve unut" anlayışından öteye geçmez. Ve tarih, sadece o görkemli sahneleri değil, o sahnelerin arkasında verilen emeği görmezden gelenleri de yazar.


Mehmet ŞENTÜRK

Kaynak: Batı Akdeniz Haber Ajansı