Bakanlık, olayın mağara içinde tespit edilen metan, karbonmonoksit ve hidrojen sülfür gibi zehirli gazlardan kaynaklandığını duyurdu.
Arama-Tarama Faaliyeti ve Gazla Temas
MSB’nin açıklamasına göre, 1–5 Temmuz tarihleri arasında bölgede bulunan mağarada önce keşif köpeği, ardından Mayın ve El Yapımı Patlayıcı Tespit ve İmha Timi (METİ) tarafından arama-tarama çalışması yürütüldü.
Çalışmalarda mağaranın iki katlı, basamaklı ve kademeli bir yapıda olduğu tespit edildi.
6 Temmuz günü, mağaraya girilmeden önce bir kez daha keşif köpeğiyle kontrol yapıldı. Herhangi bir olumsuzluğa rastlanmaması üzerine 12 asker; 6, 4 ve 2 kişilik gruplar halinde mağaraya girdi.
Mağaranın ikinci katında arama-tarama yapılırken, önde ilerleyen askerlerde sendeleme ve bayılmalar başladı. Bunun üzerine arkadaki iki asker dışarı çıkarak yardım istedi.
Yardıma giden 5 asker de gazdan etkilendi. Daha sonra 12 asker, ikişerli gruplar halinde mağaraya girerek arkadaşlarını dışarı çıkarmaya çalıştı.
Fedakârca yürütülen bu kurtarma çabaları sonucunda gazdan etkilenen birçok asker dışarı çıkarılarak hastaneye sevk edildi.
Ancak tüm müdahalelere rağmen 5 asker şehit oldu. Mağara içinde kalan 7 askerin naaşına ise daha sonra ulaşıldı.
Uzman Ekiplerle Müdahale Edildi
Olayın ardından bölgeye AFAD ve Türkiye Taşkömürü Kurumu (TTK) uzmanları sevk edildi. Yapılan ölçümlerde mağarada oksijen oranının %19’a düştüğü, metan, karbonmonoksit ve hidrojen sülfür gazlarının tespit edildiği açıklandı.
Fanlarla oksijen verilerek seviye %60’a çıkarıldıktan sonra, TTK ekipleri mağaraya girerek şehit askerlerin naaşlarını çıkardı.
“İlk Kez Karşılaşılan Olağan Dışı Bir Durum”
Milli Savunma Bakanlığı, yaşanan olayın ilk kez karşılaşılan, öngörülemez ve olağan dışı bir durum olduğunu vurguladı. Olayla ilgili bazı çevrelerce ortaya atılan “kimyasal gaz saldırısı” ya da “göçük” gibi iddiaların tamamen asılsız olduğu belirtildi.
Soruşturma Başlatıldı
Bakanlık, olayla ilgili detaylı idari tahkikatın sürdüğünü, soruşturma sonuçlarının kamuoyu ile paylaşılacağını açıkladı.