Yaşasın Türk Çocukları

(Çocuklarımıza seslenen, onların okuyacağı, onları üç yaş grubuna ayırarak günü anlatan bir yazı yazdım. Çocuklarınıza bu yazıyı okuyunuz, okutunuz, özellikle 12 yaş sonrasına mutlaka okutmalısınız... Dost kim, düşman kim, Atatürk kimdi bilmeli çocuklarımız…)


YAŞASIN TÜRK ÇOCUKLARI


“Bugünün küçükleri, yarının büyükleridir.”

“Bilelim ki millî benliğini bilmeyen milletler başka milletlere av olur.”

Atatürk


Bu gün sayfam Türk çocuklarına ayrıldı.

Çocuklar hoşgeldiniz. Eğer düzgün ve akıcı okuyabiliyorsanız siz, okumayı bilmiyor, güzel okuyamıyorsanız sizin yerinize anneniz babanız, ablanız, ağabeyiniz okusun size bu sayfayı. Sonra sayfadan yaşınıza uygun, en beğendiğiniz şiiri seçiniz, ezberleyiniz.

Yarın 23 Nisan. Önceden, sonradan değil tam gününde bu seçip beğendiğiniz şiiri ezbere okuyunuz. 23 Nisan, 2021 Cuma günü.

Sonra, bu gün niye bayram yapıyoruz, sorusunun yanıtını öğreniniz. Bu sorunun yanıtını kendi kendinize tekrarlayınız. Aklınızda kaldığı gibi küçük kardeşinize, arkadaşınıza, isterseniz annenize babanıza söyleyiniz öğrendiğinizi. Öğretmeninizin bu konuda okulda söylediklerini bir sözcüğünü unutmadan aklınızda tutunuz. Okulda bir şiir ezberledinizse onu, ezberlemedinizse buradan seçeceğiniz bir şiiri yüksek sesler okuyunuz. İyice ezberleyiniz.

Ezberlediğiniz şiiri de yeniden yeniden okuyunuz. Okudukça diliniz açılacak, daha güzel, daha düzgün, daha anlamlı okuyacaksınız. Seçtiğiniz, ezberlediğiniz şiirleri aradan yıllar geçtikten sonra bile unutamadığınızı göreceksiniz. Bu şiir hep dilinize takılacak, sevginizi, coşkunuzu bir çırpıda sular seller gibi söyleyeceksiniz.

Ayrıca sayfaya ulusal marşlarımızdan en güzellerinin kayıtlarını da ekledik. Verilen dinleme adresinin üstüne basıp dinleyebilirsiniz.

İşte artık sayfa sizin. Bayramınız kutlu olsun!

23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı

5-7 Yaş Çocuklarına:
Bugün, 23 Nisan.

23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı’dır.

“Bir zamanlar, yurdumuza düşmanlar gelmişti. Atatürk, yurdumuzu düşmanlardan kurtarmak için Samsun’a çıktı. Baştanbaşa Anadolu’yu dolaştı. Halkımızı Kurtuluş Savaşı’na hazırladı.

Mustafa Kemâl daha sonra Ankara’ya geldi. Milletimizin temsilcilerini, Ankara’da toplantıya çağırdı.

Bin dokuz yüz yirmi yılında 23 Nisan günü, Türkiye Büyük Millet Meclisi açıldı. Kurtuluş Savaşı’na karar verildi.

Bütün gücümüzle savaştık. Yiğitçi döğüştük. Yurdumuzu düşmanlardan kurtardık. Daha sonra Cumhuriyeti kurduk.

Her yıl 23 Nisan gününü hiç unutmayız. 23 Nisan günü milletçe bayram ederiz. Bu bayrama Ulusal Egemenlik ve Çocuk bayramı deriz.”

(Bu açıklama yazısını hiç değiştirmeden, 1980 basımı Türkçemiz İlkokul 2. Sınıf ders kitabından aldım. Küçükler için çok güzel yazılmış.)


7-10 Yaş Çocuklarına:
“23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı"

"Eskiden devletimizin adı Osmanlı Devleti’ydi. Osmanlı Devleti padişahlıkla yönetiliyordu.

O sırada dünyada büyük bir savaş çıktı: Birinci Dünya Savaşı.

Bu savaşa istemeden biz de katıldık. Sonunda da yenilmiş sayıldık. Yurdumuzu düşmanlar paylaştılar. Son padişah korkak ve beceriksizdi. Memleketi düşünmüyordu. Silâhsızdık. Askerler (ordumuz) dağıtılmıştı. Memleket fakir düşmüştü.

İşte bu umutsuz durumda Atatürk, yurdumuzu kurtarmak için İstanbul’dan Samsun’a geçti. Erzurum ve Sivas’ta toplantılar yaptı. Kararlar alındı. Tüm yurttan seçilen temsilcileri Ankara’da topladı.

İlk Büyük Millet Meclisi Ankara’da 23 Nisan 1920’de toplandı. Önemli kararlar alındı. Düzenli ordular kuruldu. Kurtuluş Savaşımız üç yıla yakın sürdü. Düşmanlar yurdumuzdan kovuldu. Cumhuriyet ilân edildi. Her yönde yenilikler yapıldı.

Çağdaş Türkiye Cumhuriyeti’nin temeli atıldı.

Atatürk ilk meclisin açıldığı 23 nisan gününü çocuklara bayram olarak armağan etti.”

*

23 Nisan’da bayram kutlamalarında yıllardan beri uygulanan bir gelenek de o gün çocuklar bir süreliğine yönetime geçerler. Kimi, Türkiye Büyük Millet Meclisi başkanı olur, kimi başbakan, kimi cumhurbaşkanı, kimi vali, kaymakam… Sırayla devletin bütün yönetimlerine geçerler, düşüncelerini söyler, düzeltilmesini istedikleri yönleri açıklarlar.


12 Yaş Üzeri Çocuklara
23 Nisan 1920 Gününe Nasıl Geldik? Bu Gün Niçin Bayram?

Sevgili çocuklar, bildiğiniz gibi bütün ders kitaplarımızda Kurtuluş Savaşımız anlatılırken yurdumuzu işgal edenlerden hep düşmanlarımız diye söz edilir. Kim bunlar dendiğin de öyle şaşırır bakarsınız. Tarih kitaplarında dördüncü sınıftan sonra Kurtuluş Savaşı’ndaki önemli savaşlarımız, cepheler anlatılırken bu işgalci ülkelerin adları söylenir nihayet. Sizler de öğrenirsiniz hangi ülkelerle savaşmışız, hangi ülkeler vatanımızı işgal etmiş, bize saldırmış, bizi yurdumuzdan atmak istemiş…

Hem kimliğinizi, ulusunuzu bilmek için, hem de tarih (geçmişiniz) yeniden tekrarlanmasın diye bunları öğrenmek zorundasınız.

"Osmanlı Devleti, Birinci Dünya Savaşı’nda , Kafkasya, Çanakkale, Irak, Filistin, Suriye… cephelerinde savaştı. 1914 yılında Ruslar Doğu Anadolu’ya girdiler, Ezurum’a saldırdılar. Türk Ordusu Enver Paşa komutasında bu saldırılara karşı durmaya çalıştı. Mevsim kıştı. Çok kayıplar verildi.

1915 yılında Çanakkale Boğazı’na, İngiliz, Fransız savaş gemileri İstanbul’u ele geçirmek için girdiler. Deniz savaşlarında Türk topçuları onlara geçit vermedi. Çanakkale kara savaşlarında Anzak (Avustralya- yeni Zelanda) Cezayirli, Hintli askerlerden oluşan bir işgal ordusuyla Gelibolu’ya asker çıkaran İngilizler karşılarında Anafartalar komutanı Mustafa Kemal’i buldular. Çanakkale Zaferi Kurtuluş Savaşımızın ilk zaferidir. Türk’ün yenilmezliğini, Türk’ün esir edilemeyeceğini göstermiştir. Ulusumuzu bütünleştirmiş, birleştirmiştir.

Çanakkale’de zafer kazanan Mustafa Kemal Paşa bundan sonra Doğu cephesinde de savaştı. Ruslardan Muş ve Bitlis’i geri aldı (1916).

Irak cephesinde Türk askerleri, İngilizlerle ve İngilizlerle birleşen Araplarla savaştı.

Suriye cephesinde Mustafa Kemal Paşa komutasındaki 7. Ordu (Yıldırım Ordularına bağlıydı ) başarılar kazandı, vatanı savundu. Daha sonra Mustafa Kemal, Yıldırım Orduları Komutanı oldu. Sonra İstanbul’a dönmesi istendi (1918).

Türk Kuvvvetleri Galiçya ve Makedonya’da da saldırganlara karşı savaştı.

1918 yılı başlarında Amerikan ordusu da İngiliz ve Fransızlarla birleşti, birlikte hareket ettiler…

Bu arada Osmanlı Devleti Mondros Ateşkes Anlaşması yapmış, düşmana çok ağır şartlarla teslim olmuştu ( 30 Ekim 1918).

Bu anlaşma ülkemizin işgal edilmesinin yolunu açmak amacıyla yapılmıştı. Çok geçmeden ordumuz dağıldı. Silahlarına el kondu. Yurdumuz işgal edilmeye başlandı.

İngilizler İstanbul’u işgal ettiler. Gemilerini İstanbul Boğazı’na demirlediler. İngilizler ayrıca Eskişehir, Afyon’a, Samsun’a, Merzifon’a, Batum’a asker çıkardılar. Musul’u, Urfa’yı, Antep’i, Maraş’ı işgal ettiler. İşgalden yedi ay sonra da buraları Fransızlara bıraktılar. İtalyanlar Afyon, Konya, Alaşehir’e çıktılar… Antalya’yı, Konya’yı işgal ettiler…Adana ve yöresine Fransızlar girdiler. Rusya, 1918 ihtilâli ile savaştan çekilmeseydi Doğu Anadolu’yu ve Boğazları birlikte paylaşacaklardı. Doğu’nun bir bölümü Amerikan planlarına göre Ermenilere verilecekti. Sömürge yapacakları yeni kukla devletler kurulacaktı.

Türklere yaşam alanı kalmamıştı. Yer yer ulusal direniş başladı.

14 Mayıs’ta İngilizler Yunan’la anlaştılar, onları öne sürdüler. İngilizler, Yunan’ın İzmir’e gireceğini önceden İstanbul hükümetine haber verdiler. Osmanlı hükümeti, İzmir valisi’ne bu işgale ses çıkarılmamasını, direnilmemesini bildirdi. Subay ve askerlerin kışlada tutulması emredildi.

15 Mayıs 1919 sabahı Yunanlılar İngilizlerin korumasında İzmir’e çıktılar, İzmir’i işgal ettiler. Azınlıklar Yunan askerini sevinçle karşıladılar.

Ortada Yunan askerine karşı duracak bir güç yoktu. Yunan askerleri hükümet konağına, kışlaya doğru ilerlediler. Bu duruma dayanamayan, gazeteci Hasan Tahsin Yunan askerine ilk kurşunu attı. Bu ilk kurşun Türk Kurtuluş Savaşı’nın da ilk işaretidir.

Mondros Ateşkes Anlaşmasından sonra ulusal varlığımıza karşı pek çok yıkıcı dernek kuruldu. Azınlıkların kurduğu dernekler, işgalcilerin yardımıyla bazı Türkler tarafından kurulan yıkıcı dernekler . Bunların yanında ulusumuzun çıkarlarını korumak, vatanı savunmak için kurulan Türk dernekleri vardı.

İstanbul’un işgalinde Mustafa Kemal Paşa cepheden yeni çağrılmıştı, İstanbul’daydı. İstanbul limanına demirleyen sıra sıra düşman gemilerine bakarak:

“Geldikleri gibi giderler!” dedi.

Mustafa Kemal Paşa, 16 Mayıs 1919’da , İzmir’in işgalinin ertesi günü Anadolu’da ulusal birliği kurmak, örgütlenmek için vapurla Samsun’a hareket etti.

Türk Milleti’nin kaderini değiştiren bir tarihtir 19 Mayıs 1919. Atatürk’ün Samsun’a ayak basması bir dönüm noktasıdır. Mustafa Kemal :

“Ya istiklâl, ya ölüm! “ diyerek kurtuluş çalışmalarını başlattı.

İşgallere karşı ilk direniş güney cephesinde Dörtyol’da Fransızlara karşı oldu(19 Aralık 1918). Batı cephesinde ilk direniş İzmir’in işgalinden sonra başladı. Yunan’a karşı olan bu savaşa “İlk Kurşun Savaşı” dendi.

Mustafa Kemal Paşa önderliğinde Amasya’da , Erzurum’da, Sivas’ta toplantılar yapıldı. Önemli kararlar alındı. İlk önce:

“ Vatanın bütünlüğü, milletin istiklâli tehlikededir.” dendi.

Mustafa Kemal:

“Tarihin, bir milletin varlığını ve hakkını hiçbir zaman inkâr edemeyeceğini, bu yüzden vatanımız ve milletimiz aleyhinde verilen hükümlerin, kesinlikle bir değer ifade etmeyeceğini “ söyledi.

 

“Milli sınırlar içinde bulunan vatan bir bütündür, parçalanamaz.”dedi.

Bu arada İşgal devletlerinin askerleri İstanbul’daki Osmanlı Hükümet Meclisini bastılar, üyelerini tutukladılar.

Mustafa Kemal Paşa milletin sesini duyuracağı, birlikte hareket edeceği bir meclisi kurmak için seçimler yaptırdı. İstanbul’dan kaçabilen bazı yurtsever meclis üyeleri de onlara katıldılar. 23 Nisan 1920 günü törenlerle Türkiye Büyük Millet Meclisi açıldı. Bu meclise, Türk tarihinde Türk adını taşıyan ilk meclistir, denir.

Türkiye Büyük Millet Meclisi ulus egemenliğine dayanan bir meclisti. Yeni Türk devletinin kuruluşunun da ilk adımıdır.

Türkiye Büyük Millet Meclisi hem çıkarılan isyanları bastırmakla uğraştı, hem de düzenli bir ordu kurarak saldırganlara karşı savaştı.
Kurtuluş savaşımız, Mustafa Kemal Atatürk’ün başkanlığında Ankara’dan Türkiye Büyük Millet Meclisi’nden yönetilmiştir. Savaşlara Atatürk başkomutanlık yapmıştır. Cephede yaralanmış gazi olmuştur."


Bizim dört ulusal bayramımız var.

Tarih sırasıyla:

19 Mayıs 1919 Atatürk’ü Anma Gençlik ve Spor bayramı ( kurtuluşa adım)

23 Nisan 1920 Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı ( kurtuluşu yönetme)

30 Ağustos 1922 Zafer Bayramı (kurtuluş savaşının zaferle bitmesi)

29 Ekim 1923 Cumhuriyet Bayramı (cumhuriyetin kuruluşu)

Bütün bayramlarımız önemlidir.

Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı , bu günü Atatürk çocuklara armağan ettiği için daha bir başkadır, önemlidir. Bayramı çocuklarla kutlarız . Çocuklarımızın etkinliklerini, gösterilerini izleriz. Onlarla onurlanır, yarınlar için umutlanırız…

Hepinizin Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı Kutlu Olsun!

23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı Şiirleri ve Marşlarımız


ŞİİRLER

23 NİSAN

Dün sabah anneciğim,
Öperek dedi: Uyan!
Bugün senin bayramın,
Kalk, bak süslendi her yan.
Baktım her taraf süslü,
Sokaklar dolu insan.
Dedim: Anne bu neden?
Dedi: 23 Nisan.
Temel bayrammış inan,
Kutlu olsun kardeşim
Geldi 23 Nisan!

(Gökalp Arkın)23 NİSAN

Bu yurdun, bu devletin
Yüce Cumhuriyet’in
Sahibiyiz çocuklar!

Bu göklerin, bu yerin,
Kutlu emanetlerin
Bekçisiyiz çocuklar!

Türküz! Ne mutlu bize!
Bu bayram kutlu bize!
Sevininiz çocuklar!

(Rakım Çalapala)ATATÜRK

Türkü ölümden
Odur kurtaran.
Odur yeniden
Türklüğü kuran

Yaptığı ordu,
Düşmanı kovdu.
Ulusu, yurdu
Odur yaratan.

Türkün dileği
Onun ereği
Yüce yüreği
Türklüğe vatan.

Bu memleketi
Cumhuriyeti.
Canıyla etti
Bize armağan

Atamızsın sen.
Adımız senden.
Yürü izinden
Sana inanan.

Ülkün yürüsün.
Türklük büyüsün.
Sen Atatürk'sün
Ey yüce başkan!

(Hasan Âli Yücel)23 NİSAN

Bugün sen de bayrağım,
Daha şanlı dalgalan.
Bugün büyük bayramım
Bugün 23 Nisan.

Bugün başta talihim
Ve milletim uyandı
Ankara’nın bağrında
Bir sönmez ateş yandı.

Aydınlattı yurdumu
Dağıldı alev alev
Bugün kalktı ayağa
Uyuklayan koca dev.

Bugün bana Ata’mdan
En büyük bir armağan.
Bugün büyük bayramım
Bugün 23 Nisan...

(İ.Hakkı Talas)


23 NİSAN

Yirmi üç nisan…
Yurdu koruyan ,
Yarını kuran
Sen ol çocuğum!...

Eskiyi unut,
Yeni yolu tut.
Türklüğe umut,
Sen ol çocuğum!...

Bizi kurtaran ,
Öndere inan.
Sözünü tutan ,
Sen ol çocuğum!...

Küçüksün bugün,
Yarın büyürsün.
Her işte üstün ,
Sen ol çocuğum!...

Çalışıp öğren,
Her şeyi bilen ,
Yurduna güven ,
Sen ol çocuğum!..

(Hasan Ali Yücel)23 NİSAN

Biz dünyaya gelmeden
Her yeri düşman almış.
Atatürk düşmanları,
Yurdumuzdan çıkarmış

23 Nisan günü
Meclis kuruldu diye,
Büyük bayram verilmiş
Çocuklara hediye.

Gülelim eğlenelim
Kutlayalım bayramı
Verelim hep el ele
Yükseltelim vatanı

(Melâhat Uğurkan)EGEMENLİK BAYRAMI

Egemen bir milletin,
Coştuğu bir gündür bu.
Yurduma hürriyetin,
Koştuğu bir gündür bu...

Başımızda Atatürk,
Ülkümüz yüce Türklük,
Milletimin en büyük,
Sevdiği bir gündür bu...

Bugünleri gösteren,
23 Nisan'ı veren,
Büyük Atam diyor ki:
“Türk, çalış öğün, güven...”

(Ali Püsküllüoğlu)ÖNCE ATATÜRK

Kitabımı açtım
İlk Atatürk’ü gördüm;
Alfabeyi öğrendim
Atatürk yazdım önce.
Çağlar içinde
Çağlar geçse de
Atatürk en önde,
Türkiye’m kadar
Bir bayrak gelir aklıma
Atatürk deyince.

(Kemalettin Koç)


ATATÜRK NEDEN BÜYÜK

Bir gün sordum babama:
Atatürk neden büyük?
Çocuğum dedi babam,
Onu seviyor her Türk.

Çok kötü bir zamandı,
Uçurumdaydı vatan.
O büyük kahramandı,
Yurdumuzu kurtaran.

Onu biz değil yalnız,
Üstün tanır her millet:
En büyük eseridir,
Kurduğu Cumhuriyet.

Kalbimiz sevgi dolu,
Yol gösteren o, Türk’e…
Yolumuz onun yolu,
Bağlıyız Atatürk’e

(İ. Hakkı Talas)BİR RESİMDE ATATÜRK

İzmir' e girişini Atatürk' ün,
Bir kahve duvarındaki resimde gördüm,
Bir ılık güz öğlesinde,
Şanlı haki urbası üzerinde,
Koymuştu kılıcını içine kınının,
Yürüyordu arasına sevgili halkının.
Ayağında Anadolu' dan getirdiği toz,
Bir inanç gözlerinde tükenmez,
Alabildiğine insan kalabalığı ardı,
Bir aydınlık geleceğe bakıyordu,
Işıktı, sevinçti, türküydü,
Görseydiniz o resimde Atatürk' ü...

(Sabahattin Kudret Aksal)ATATÜRK ANADOLU’DA

Atatürk altında bir doru at,
Bütün yurdu gezdi.
Ne Erzincan'ı kaldı ne Afyon'u,
Dileğince biçim verdi.
O Kurtuluş Savaşı günleri,
Atatürk memleketin havasında,
Şenliğinde, öfkesinde,
Saymakla bitmez emekleri.
Yurdun her taşına,
O hünerli eli değdi.
Umut verdi yüreğinden, halka
Hürlüğü öğretti.

(Sabahattin Kudret Aksal)ATATÜRK

Üstümüze gece gündüz kol geren,
Bize güzel, iyi günler gösteren,
Türk iline yeni baştan can veren
Kimdir diye sorarlarsa : Atatürk.

Yurdumuzu aydınlatan sabahlar,
Düşmanlara korku veren silahlar,
Tersaneler, fabrikalar, tezgahlar,
Göze çarpan her ne varsa : Atatürk.

Tanrı gibi görünüyor her yerde,
Topraklarda, denizlerde, göklerde.
Gönül tapar kendisinden geçer de
Hangi yana göz dalarsa : Atatürk.

Babasından önce onun adını
Öğretiyor oğluna Türk kadını,
Ondan aldık yaşamanın tadını,
Bahtiyarız, bahtiyarsa Atatürk.

(Faruk Nafiz Çamlıbel)


RESİM

Her gün
Enginlerden engin
Yücelerden yüce
Bir duygu sarar bizi
Bu sınıfa girince.

Yanda, bir uçtan bir uca.
Mavi deniz
Odanın içinde güneşleri bulunca.
Isınırız.

Enginlerin engini deniz olsa
Deniz ufak!
Yücelerin yücesi güneş olsa
Güneş küçük!

İlk günü gördük, nerden geldi:
Duvardaydı
Denizleri, güneşleri
Küçülten büyüklük.

Kürsünün üstünde bir resim:
Gözleri denizlerden mavi
Bakışları güneşlerden sıcak.
Dört mevsim.

Kürsünün üstünde:
Atatürk'üm, arkasında al bayrak
Kolları kavuşturmuş göğsünde.

Bu resimle başlar bizim günümüz
Karşımızda Atatürk'ü gördükçe
Kıvançla dolar, taşar gönlümüz.

Öğretmenimizin kürsüde
Verdiği dersi
Dinler bizimle birlikte
Atatürk'ün resmi.

Çalışkanız, çünkü
Çalışınca
Bakarız, Atatürk güldü.

Bir yanlışlık yapsak
Bulutlanır gözleri
Anlarız Atatürk üzüldü.

Gelsek kürsünün dibine
Görür bizi
Eğilince.

Kalksak, gitsek gerilere
Otursak arkalarda;
Başımızı kaldırmadan duyarız:
Atatürk orada.

Öteki odalarda
Başka başka resimleri Ata'mın.
Atatürk'üm artık ömrüm oldukça
Bu resminle karşımdasın!

Yok hiç birinde
Bundaki tılsım
Değişen çizgilere
Canlı gibi bu resim.

Öyle canlı ki sanırım
Bende bir gün okulu bitirince
Uzanan ellerinle
Okşanacak sırtım.

Öyle canlı ki, sanırım
Karanlık bile olsa
Aydınlanır yollarım.

Tıpkı sınıftaki gibi
Yapacağım bir işte
Bu resmindir rehberim:
Kötülüğe uzanırsam
Çat kaşlarını
Tutulsun ellerim.

Tıpkı sınıftaki gibi
Bütün ömrüm boyunca
Yaptığım her işte
İyi, doğru oldumsa
Sevincini belli et.
Gülümse!

Yaprak yaprak dökülürken önümde
Her yıl dört mevsim;
Sınıflar içinde yalnız bu sınıf
Resimler içinde yalnız bu resim!

(Behçet Necatigil)    MUSTAFA KEMAL'İ DÜŞÜNÜYORUM

Mustafa Kemal'i düşünüyorum
Yeleleri alevden al bir ata binmiş
Aşıyor yüce dağları, engin denizleri
Altın saçları dalgalanıyor rüzgarda
Işıl ışıl yanıyor mavi gözleri

Mustafa Kemal' i düşünüyorum;
Yanmış, yıkılmış savaş meydanlarında
Destanlar yaratıyor cihanın görmediği,
Arkasından dağ dağ ordular geliyor

Her askeri Mustafa Kemal gibi.
Mustafa Kemal' i düşünüyorum;
Gelmiş geçmiş kahramanlara bedel
Hükmediyor uçsuz bucaksız göklere.

Al bir ata binmiş yalın kılıç
Koşuyor zaferden zafere...
Mustafa Kemal' i düşünüyorum;
Ölmemiş bir kasım sabahı!

Yine bizimle beraber biryerde,
Yaşıyor dört köşesinde vatanın.
Yaşıyor damar damar yüreklerde.
Mustafa Kemal' i düşünüyorum;

Altın saçları dalgalanıyor rüzgarda
Mavi gözleri ışıl ışıl, görüyorum
Uykularıma giriyor her gece.
Ellerinden öpüyorum.

(Ümit Yaşar Oğuzcan)
MARŞLAR

ÇOCUK MARŞI

Türk çocukları! Türk çocukları!
Gözler ileri, başlar yukarı
Yarınki hayat, yurt ufukları
Her şey sizindir Türk çocukları!

Çocuklar aziz vatan malıdır,
Ulu ağacın birer dalıdır.
Yardım görmeli, bakılmalıdır,
Özü ateşli, Türk çocukları!

(Aka Gündüz)    ANKARA MARŞI

Ankara Ankara güzel Ankara
Seni görmek ister her bahtı kara
Senden yardım umar her düşen dara
Yetersin onlara güzel Ankara.
Burcuna göz diken dik başlar insin
Türk gücü orada her zoru yensin
Yoktan var edilmiş ilk şehir sensin
Varolsun toprağın taşın Ankara.

(Aka Gündüz)


AKDENİZ MARŞI (GELİBOLU MARŞI)

Yaslı gittim şen geldim
Aç koynunu ben geldim
Bana bir yudum su ver
Çok uzak yoldan geldim
Rüzgarlardan atım var,
Şimşekten kanadım var
Göğsümde al yazılı
Gazilik beratım var
Deniz, deniz akdeniz
Suları berak deniz
Karşımda yar ağlıyor
Gideyim bırak deniz

(Semih Rifat)    ONUNCU YIL MARŞI

Çıktık açık alınla on yılda her savaştan;
On yılda on beş milyon genç yarattık her yaştan.
Başta bütün dünyanın saydığı Başkumandan;
Demir ağlarla ördük Ana yurdu dört baştan.
Türk'üz Cumhuriyet'in göğsümüz tunç siperi,
Türk'e durmak yaraşmaz, Türk önde Türk ileri.

Bir hızla kötülüğü geriliği boğarız,
Karanlığın üstüne güneş gibi doğarız.
Türk'üz bütün başlardan üstün olan başlarız;
Tarihten önce vardık, tarihten sonra varız.

Türk'üz Cumhuriyet'in göğsümüz tunç siperi,
Türk'e durmak yaraşmaz, Türk önde Türk ileri.

Çizerek kanımızla öz yurdun haritasını,
Dindirdik memleketin yıllar süren yasını.
Bütünledik her yönden istiklâl kavgasını.
Bütün dünya öğrendi, Türklüğü saymasını.

Türk'üz Cumhuriyet'in göğsümüz tunç siperi,
Türk'e durmak yaraşmaz, Türk önde Türk ileri.

Örnektir milletlere açtığımız yeni iz;
İmtiyazsız, sınıfsız kaynaşmış bir kütleyiz;
Uyduk görüşte bilgiye, gidişte ülkeye biz;
Tersine dönse dünya yolumuzdan dönmeyiz.

Türk'üz Cumhuriyet'in göğsümüz tunç siperi,
Türk'e durmak yaraşmaz, Türk önde Türk ileri.

(Faruk Nafiz Çamlıbel- Behçet Kemal Çağlar)
 

YORUM EKLE

İnternet Reklam Ver

Nöbetci Eczaneler