Bir zamanlar Yedi Kocalı Hürmüz üzerinden anlatılan çoklu ilişki ve denge oyunu, bugün çok daha karmaşık bir biçimde karşımıza çıkmaktadır. Artık mesele yedi değil; adeta “yetmiş kocalı” bir denge arayışıdır. Zira bu dar geçitte sadece iki ya da üç aktör değil; küresel güçler, bölgesel oyuncular, enerji devleri ve hatta piyasa dinamikleri aynı anda söz sahibidir.
Bir tarafta güvenlik kaygıları, diğer tarafta enerji arzının sürekliliği… Bir yanda askeri caydırıcılık, öte yanda ekonomik kırılganlıklar… Her biri kendi önceliğini dayatırken, Hürmüz Boğazı bu taleplerin ortasında kalmakta; her aktör, bu dar alanda kendi oyununu kurmaya çalışmaktadır.
Bu tablo, klasik güç mücadelesinin ötesine geçen bir durumu işaret eder. Çünkü artık mesele sadece kontrol etmek değil, aynı anda birçok farklı gücün beklentisini yönetebilmektir. İşte tam da bu noktada, “yetmiş kocalı Hürmüz” metaforu anlam kazanır: Herkesin söz sahibi olduğu ama kimsenin tam anlamıyla hâkim olamadığı bir alan…
Ancak bu çok aktörlü yapı, beraberinde ciddi riskler de getirmektedir. Zira böylesine hassas bir dengede yaşanacak en küçük kırılma, sadece bölgesel değil, küresel ölçekte etkiler doğurabilir. Enerji fiyatlarından ticaret yollarına, diplomatik ilişkilerden askeri gerilimlere kadar geniş bir yelpazede sarsıntılar kaçınılmaz hale gelebilir.
Sonuç olarak bugün mesele, bir boğazın derinliğinden ziyade, o boğazın taşıdığı anlamın derinliğidir. Artık Hürmüz, sadece suların değil; güçlerin, çıkarların ve stratejilerin kesiştiği bir geçittir. Ve bu geçitte dengeyi kurmak, deveye hendek atlatmaktan da zor görünmektedir. Prof.Dr.Seyithan Deliduman
Next





