Likya uygarlığının önemli kentlerine ev sahipliği yapan ilçe, Roma ve Bizans dönemlerinden Selçuklu, Osmanlı ve Cumhuriyet'e kadar kesintisiz bir yaşamın izlerini günümüze ulaştırıyor.
Işık Ülkesi Likya'nın Güneydoğu Kapısı
Antik çağda Kumluca ve çevresi, "Işık Ülkesi" anlamına gelen Likya (Lykia) uygarlığının sınırları içerisinde yer alıyordu. MÖ 1. binyılın ilk yarısından itibaren bölge, deniz ticareti, tarım ve kültürel yaşam açısından Akdeniz'in en hareketli merkezlerinden biri haline geldi.
Kumluca sınırları içerisinde yer alan antik kentler, Likya Birliği'nin önemli üyeleri arasında bulunuyordu. Bunların başında;
- Rhodiapolis
- Korydalla
- Gagai
- İdebessos
- Akalissos
geliyordu. Bu kentler hem kara hem de deniz ticaretini kontrol ediyor, Akdeniz'in doğusuyla yoğun ilişki kuruyordu.
Rhodiapolis: Kumluca'nın Antik Başkenti
Bugünkü Sarıcasu Mahallesi yakınındaki Rhodiapolis Antik Kenti, Kumluca tarihinin en önemli merkezlerinden biri kabul ediliyor.
Rodoslu kolonistler tarafından geliştirildiği düşünülen kent, Helenistik ve Roma dönemlerinde büyük bir refaha ulaştı. Yaklaşık iki bin yıl önce tiyatrosu, hamamları, agorası, tapınakları, sarnıçları ve hastane kompleksiyle bölgenin en gelişmiş yerleşimlerinden biri haline geldi.
Opramoas: Anadolu'nun En Büyük Hayırseverlerinden Biri
Rhodiapolis'i dünya arkeoloji literatürüne taşıyan isim ise hiç kuşkusuz Opramoas oldu.
MS 2. yüzyılda yaşayan Opramoas, yalnızca yaşadığı kente değil, depremden zarar gören yaklaşık 28 Likya kentine büyük bağışlar yaparak yeniden ayağa kalkmalarını sağladı.
Bugün anıt mezarının duvarlarında bulunan yazıtlar, Anadolu'nun bilinen en uzun Antik Yunanca kitabeleri arasında yer alıyor. Yazıtlar, Opramoas'ın yaptığı yardımları ve Likya kentlerine sağladığı destekleri ayrıntılı biçimde anlatıyor.
Korydalla: Sessiz Kalan Antik Kent
Kumluca'nın Hacıveliler çevresinde yer alan Korydalla, Likya döneminin önemli yerleşimlerinden biriydi.
Kent günümüzde büyük ölçüde tahrip olmuş olsa da kaya mezarları, yazıtları ve sur kalıntıları geçmişin izlerini taşıyor. Tarihçiler, Opramoas'ın annesinin de Korydallalı olduğunu belirtiyor.
Gagai: Akdeniz'e Açılan Ticaret Limanı
Mavikent kıyılarında yer alan Gagai Antik Kenti, Likya'nın önemli limanlarından biriydi.
Buradan şarap, zeytinyağı, tahıl ve çeşitli tarım ürünleri Akdeniz'in farklı limanlarına gönderiliyordu. Deniz ticareti sayesinde bölge ekonomik açıdan büyük gelişim gösterdi.
Roma Döneminde Altın Çağ
MS 1. ve 3. yüzyıllar arasında Kumluca çevresi en parlak dönemlerinden birini yaşadı.
Bu dönemde;
- tiyatrolar,
- hamamlar,
- yollar,
- tapınaklar,
- su sarnıçları,
- hastane yapıları
inşa edildi.
Rhodiapolis'te bulunan Asklepion kompleksi, Likya Bölgesi'nde tespit edilen en önemli sağlık merkezlerinden biri olarak kabul ediliyor.
Bizans Döneminde Hristiyanlık Yayılıyor
Roma İmparatorluğu'nun Hristiyanlığı kabul etmesiyle birlikte bölgede kiliseler inşa edilmeye başlandı.
Rhodiapolis'te ortaya çıkarılan bazilikalar, piskoposluk merkezi olarak kullanılan yapılar ve dini mimari kalıntıları, Kumluca'nın Bizans döneminde de önemini koruduğunu gösteriyor.
Türklerin Bölgeye Gelişi
- yüzyıldan itibaren Anadolu'ya gelen Türk boyları zamanla Batı Akdeniz'e ulaştı.
Selçuklu döneminin ardından bölge, Teke Beyliği'nin hâkimiyetine girdi. Daha sonra Osmanlı Devleti tarafından yönetilmeye başlanan Kumluca çevresinde Yörük kültürü giderek güç kazandı.
Torosların eteklerinde yaşayan Yörük toplulukları hayvancılık ve tarımla geçinirken, bugün hâlâ ilçenin kültürel kimliğinde önemli bir yer tutuyor.
Osmanlı'dan Cumhuriyet'e
Osmanlı döneminde Kumluca uzun yıllar küçük bir kırsal yerleşim olarak varlığını sürdürdü.
Cumhuriyet'in ilanından sonra tarım yatırımları hız kazandı. Özellikle seracılık teknolojisinin gelişmesiyle birlikte ilçe kısa sürede Türkiye'nin en önemli sebze üretim merkezlerinden biri haline geldi.
Bugün domates, biber, salatalık ve patlıcan üretiminde Kumluca, Türkiye'nin lokomotif ilçeleri arasında gösteriliyor.
Tarih ve Tarım Aynı Topraklarda Yaşıyor
Kumluca bugün yalnızca seralarıyla değil, binlerce yıllık kültürel mirasıyla da dikkat çekiyor.
Rhodiapolis başta olmak üzere bölgedeki antik kentlerde yürütülen kazılar, her yıl yeni buluntular ortaya çıkarıyor. Uzmanlara göre bu eserlerin turizme daha fazla kazandırılması, Kumluca'nın tarımın yanı sıra kültür turizminde de önemli bir destinasyon olmasını sağlayabilir.
Batı Akdeniz TV Değerlendirmesi
Yaklaşık 3 bin yıllık geçmişiyle Kumluca; Likya uygarlığından Roma'ya, Bizans'tan Osmanlı'ya ve Cumhuriyet Türkiye'sine uzanan kesintisiz bir yaşamın temsilcisi konumunda bulunuyor.
Bereketli toprakları kadar tarihî mirasıyla da öne çıkan ilçe, Anadolu'nun en zengin kültürel coğrafyalarından biri olmayı sürdürüyor. Antik tiyatrolardan Yörük kültürüne, Opramoas'ın cömertliğinden modern seracılığa uzanan bu yolculuk, Kumluca'nın geçmiş ile geleceği aynı potada buluşturduğunu gösteriyor.