Adalet bakanı Akın Gürlek geçtiğimiz günlerde yaptığı açıklamada yargı süreçlerinin uzunluğuna dikkat çekerek şu sözleri kullandı:

“Hakim kusura bakmasın, 8 yıldan beri sen boşanma davasını niye bitiremiyorsun? Makul bir gerekçe sunamıyorsa, sonuçlarına katlanacak.
Kira tespit davası neden 4 yıl sürsün, tahliye davası neden 5 yıl sürsün?”

Bu sözler Türkiye’de yargı sisteminin en kronik sorunlarından birine, yani dava sürelerinin uzamasına işaret ediyor.

Bugün Kumluca Adliyesi’nde görülen bir davada duruşma tarihi Ekim ayına verildi. Şubat ayındayız. Arada aylar var. Taraflar bekleyecek. Avukatlar bekleyecek. Dosya rafta bekleyecek.

Ve adalet? O da bekleyecek.

Kumluca Gerçeği

Kumluca küçük bir ilçe olabilir. Ancak tarımın kalbi, ticaretin hareketli olduğu bir merkez. Nüfusa oranla dava sayısı az değil.

Boşanma davaları, kira uyuşmazlıkları, tahliye talepleri, miras ihtilafları, tazminat dosyaları… Her biri bir ailenin, bir esnafın, bir çiftçinin hayatına doğrudan dokunuyor.

Bir kira tespit davasının 4 yıl sürmesi ne demek?
Ev sahibi belirsizlikte.
Kiracı belirsizlikte.

Tahliye davası 5 yıl sürerse ne olur?
Mülk sahibi mağdur.
Kiracı huzursuz.

Boşanma davası 8 yıl sürerse ne olur?
En çok çocuklar zarar görür.

“Makul Süre” Nerede Başlar, Nerede Biter?

Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi kararlarında sıkça geçen bir kavram var: “makul sürede yargılanma hakkı.”

Adalet Bakanı’nın sözleri aslında bu hakkın altını çiziyor. Ancak mesele sadece hâkimin performansı değil.

Sorun sistemsel:

  • Dosya yoğunluğu fazla

  • Hakim ve personel sayısı yetersiz

  • Bilirkişi süreçleri uzun

  • Tebligatlar gecikiyor

  • Keşif tarihleri aylar sonrasına veriliyor

Yani mesele tek bir kalemde çözülecek bir konu değil.

Kumluca Adliyesi’nin Yükü

Bugün Ekim ayına gün verilen bir dava, aslında şunu gösteriyor:

Adliyelerin iş yükü kapasitesinin üzerinde.

Hakimler dosya yetiştirmeye çalışıyor.
Kalem personeli evrak yetiştirmeye çalışıyor.
Vatandaş sonuç almaya çalışıyor.

Ortada bir niyet sorunu değil, bir kapasite sorunu var.

Çözüm Ne Olabilir?

Eğer gerçekten dava süreleri kısaltılmak isteniyorsa:

1️⃣ İlçelere ek hakim ve personel ataması yapılmalı
2️⃣ Uzlaştırma ve arabuluculuk daha etkin hale getirilmeli
3️⃣ Dijital yargı sistemleri hızlandırılmalı
4️⃣ Basit yargılama usulleri yaygınlaştırılmalı
5️⃣ Özellikle kira ve aile davaları için özel ihtisas mahkemeleri kurulmalı

Kumluca gibi gelişen ilçelerde adliye kapasitesi, nüfus ve dava artışına paralel büyütülmeli.

Son Söz

Adalet sadece karar vermek değildir.
Zamanında karar vermektir.

Geciken adalet, eksik adalettir.
Uzayan davalar, toplumsal güveni aşındırır.

Sayın Bakan’ın sözleri önemli.
Ancak sözün sahadaki karşılığı daha da önemli.

Kumluca’da bugün Ekim ayına gün verilen dosya, Türkiye’de yargının yükünü bir kez daha gözler önüne seriyor.

Adalet hızlanmalı.
Ama aceleyle değil; planlı, sistemli ve kalıcı çözümlerle.

Çünkü adalet, bir gün herkese lazım.