Anamur, Antalya’ya 265, Mersin’e 225 kilometre. Nüfusu 67 bin. Ermenek, Konya’ya 192 kilometre, nüfusu 28 bin. Bugün Ermenek 112 kilometre uzaklıktaki Karaman’a bağlıdır. Her iki kentimiz de dağların arasında bir yerlerde.
Anamur ANAP zamanında Rüştü Kazım Yücelen adlı bir milletvekili çıkardı. Bu vekil ANAP genel sekreterliğine kadar yükseldi. İçişleri bakanlığı yaptı. O zamanlarda Anamur’un il olması konusu epey dillendirildi. Bütün koşulları taşımasına rağmen olmadı.
İl olmanın birçok artısı vardır bir kent için. Devletin birçok kurumu ayağınıza gelir. Ayrıca yatırım da yapılır. Anamur için böyle bir şans kalmadı.
Bu gidişimde bu konuyu kurcaladım. Bir kişi söz alarak dedi ki: Hocam ben gezerim. Zamanın Uçarı muhtarı arkadaşımdır. Birgün Uçarı muhtarı ile Kazancı’ya gittik. Gittiğimiz arkadaş, “Bizim bir toplantımız var. Siz de gelin!” dedi. Biz de gittik. Meğer toplantı, Ermenek’in il olması ile ilgiliymiş. Toplantıya Ankara’dan ve Konya’dan bürokratlar, bilim adamları ve Ermenek’in önde gelenleri katılmışlardı. Katılanlar, Ermenek’in neden il olması gerektiğini uzun uzun anlatıp söz bağladılar. En sonunda da “Bir şey sormak isteyen var mı?” deyip sözü izleyiciye verdiler. Bizim Uçarı muhtarı elini kaldırdı. “ Anamur, il olmaya daha layık. Neden Anamur değil de Ermenek konuşuluyor?” dedi. Toplantıya katılan bir profesör, “Senin soruna ben cevap vereceğim” dedi.
Bakın buradaki kişilerin hepsi de Ermeneklidir. Bizim bürokraside yani Ankara ve Konya’da en az yüz tane adamımız var. Böyle bir toplantıya bunların hepsi de katılır ve elini taşın altına koyar. Anamur, beylikle yönetilir. Orada vatandaş bir sorunu olduğu zaman yörenin hatırlısına gider ve derdini anlatır. Hatırlı, “Ben önümüzdeki günlerde Ankara’ya gideceğim. Sen bir kasa muz ayarla! Bir kasa da sebze. Biraz da bal ve tereyağı... Senin işi halledelim...” der. Adam istenenleri hazırlar. Hatırlı, onları Ankara’da istediği insanlarla yer içer. Ankara’dan dönünce de “Yav arkadaş, benim adam memleketine gitmiş. Ben gene gideceğim. Bu sefer halledemedik ama gelecek sefer hallediveririz. Tamam mı?...” der. Sorunlu vatandaş da kös kös döner gider. Anamur’un derdi budur. Bilmem anlatabildim mi?...” dedi.
Bu durum ,Kaş ve Kumluca ile Akseki ve Elmalı Finike gibi Antalya’nın öteki ilçeleri için de söz konusudur. Hatta Antalya ve öteki Anadolu kaplanları için de.
Gazeteciliğe başlayalı beri “Finike-Kumluca çukurunun Antalya, İstanbul ve Ankara’da yetiştirdiği bürokratları, desteğe muhtaç öğrencileri bilelim, desteğe ihtiyacı olanları destekleyelim, aferine ihtiyacı olana aferin verelim” der dururuz. Ama kimsenin dikkatini çekemeyiz.
Bazı dostlar, “Bizim varlığımız bize yeter” deyip kulaklarının üstüne yatar. O zaman doğudaki yolları örnek verip ağlaşmanın bir anlamı yok. Çünkü onlar ileriye adam gönderiyor ve onlara sahip çıkıyor.
SOMSÖZ: HAKSIZ MIYIZ?