Madımak'ta 33 can yanarken sadece bir otel yanmadı; bu ülkenin vicdanı da ağır bir yara aldı. Aradan 33 yıl geçti. Bugün ise Kumluca Belediye Meclisi'nde geçiştirildi. İnsan ister istemez soruyor: Kumluca Meclisi'nin vicdanı da mı yandı?
Bugün Kumluca Belediye Meclisi toplandı.
Ben o salonda değildim. Çünkü uzun zamandır bir ilkeye inanıyorum: Yokluğumuzun aranmadığı yerde varlığımızı göstermenin bir anlamı yoktur. Basın yok sayılabilir, görmezden gelinebilir. Bunlar mesleğimizin zaman zaman karşılaştığı gerçeklerdir.
Ama bugün mesele basın değildi.
Bugün 2 Temmuz'du.
Bundan 33 yıl önce, Sivas'ta Madımak Oteli'nde 33 aydın, sanatçı ve düşünce insanı yakılarak katledildi. O gün yalnızca insanlar ölmedi; bu ülkenin vicdanı da ağır bir yara aldı.
Bu yüzden gözüm de kulağım da Kumluca Belediye Meclisi'ndeydi.
Acaba bu kara gün hatırlanacak mıydı?
Belediye Başkanı Mesut Avcıoğlu gündem öncesinde önüne konulan metni okudu. Ardından grup sözcülerine söz verildi.
AK Parti Grup Sözcüsü Halil Karataş, yaklaşan 15 Temmuz'un yıldönümüne değinerek, şehitlere Allah'tan rahmet, gazilere sağlık diledi ve ülkenin bir daha böyle bir darbe girişimi yaşamaması temennisinde bulundu.
Demokrat Parti Grup Sözcüsü Feride Salur Güleç ise, "Sivas olaylarında hayatlarını kaybeden canlarımızı anıyoruz." demekle yetindi.
Evet...
Hepsi bu kadardı.
Madımak için ayrılan süre birkaç saniyeydi.
Ne Madımak'ın adı anıldı.
Ne yaşanan vahşetin gerçek adı konuldu.
Ne de 33 canın diri diri yakıldığı bu katliamın Türkiye'nin ortak hafızasındaki yeri üzerine tek bir cümle kuruldu.
İşte beni rahatsız eden de tam olarak buydu.
Çünkü Madımak, "Sivas olayları" denilerek geçiştirilecek bir hadise değildir.
Madımak bir katliamdır.
Madımak, bu ülkenin vicdanında hâlâ kanayan bir yaradır.
Madımak, insanlık tarihine utanç olarak geçen bir acıdır.
Beni düşündüren yalnızca bu birkaç cümle de değildi.
Bugün Demokrat Parti çatısı altında görev yapan ve geçmişte CHP siyasetinde yer almış isimlerin bulunduğu bir meclisten, Madımak konusunda çok daha güçlü ve net bir duruş beklemek hakkımızdı.
Çünkü CHP, yıllardır 2 Temmuz'da Madımak Katliamı'nın unutulmaması gerektiğini savunan bir siyasi çizgi ortaya koyuyor.
İşte tam da bu nedenle beklenti büyüktü.
Bir dakikalık saygı duruşu çok mu zordu?
"Madımak Katliamı'nı unutmadık." demek bu kadar mı ağırdı?
15 Temmuz söz konusu olduğunda dakikalarca konuşabiliyor, şehitlerimizi anabiliyoruz.
Peki 2 Temmuz'da Madımak'ta katledilen 33 can için neden birkaç cümle bile kurulamıyor?
Acılar arasında ayrım yapmaya başladığımız gün, vicdanımızı da bölmeye başlarız.
Toplumun ortak acıları karşısında gösterilen duruş, belediye meclislerinin aldığı kararlardan çok daha değerlidir.
Çünkü asfalt eskir.
Binalar yıkılır.
Projeler unutulur.
Ama vicdanla kurulan cümleler tarihe kalır.
Bugün Kumluca Belediye Meclisi, tarihe güçlü bir cümle bırakma fırsatını kaçırdı.
Bu yazı herhangi bir siyasi partiyi hedef almak için değil, ortak vicdanı hatırlatmak için kaleme alındı.
Çünkü Madımak yalnızca Alevilerin değil, bu ülkenin ortak acısıdır.
33 canı anmak bir siyasi tercih değil, insani ve vicdani bir sorumluluktur.
Madımak'ta yaşamını yitiren 33 canı saygı ve rahmetle anıyorum.
Unutmadık.
Unutturmayacağız.
Next