CSF = Serebral Spinal Fluid. Yani beyin omurilik sıvısı.
Uyandırıldığında kişiye bedensel, zihinsel ve ruhsal anlamda kapıları açan yaşam enerjisi. Hepimizde var olan fakat varlığıyla çok azımızın ilgilendiği sonsuz şifa kaynağı.
Bu sıvı omurgamızın içinde yukarı doğru yükselen ve yaşam gücünü taşıyan sıvıdır. Beyin ile ruh arasında köprü vazifesi görür ve harekete geçirildiğinde yaşam enerjisi artırmasının dışında bedenin derin katmanlarında açılma, zihinde genişleme ve ruhsal olarak hafifleme olur.
Epifiz ve hipofiz bezine ulaştığında ise sezgi keskinleşir, 3. gözün algısı güçlenir. Kişi içsel rehberiyle temas kurar.
Bu içsel ışık tetiklendiğinde, omurgadaki durgun enerjinin harekete geçmesiyle titreşim yükselir. Ruhunun titreşimi yükselen kişi kendisini kendi merkezinde hisseder.
Yaşam boyu bastırılmış duygular ve stres kuyruk sokumunda birikir. Bu akışta tüm bunlar çözülür, geçmiş yükler hafifler. Sıvı nefesle oryantal bir şekilde ilerler ve kalp bölgesi açılır. Kişi o an tamamen andadır.
Bu sıvı yaşam enerjisinin en saf halidir ve içsel anlamda yolculuğa çıkmak isteyen kişi için önemli bir role sahiptir.
Fakat unutulmaması gereken nokta ise, kişinin öncesinde bir takım arınmalardan geçmiş olması gerektiğidir.
Kundalini Enerjisi ile karıştırılmamalıdır.
Bu, Kundalini Enerjisi değil; o enerjinin aktif hale gelmesi için yapılan omurilik kanalının açılması çalışmasıdır.
Kundalini, saf yaşam gücü, yaratıcı enerji, yukarı doğru çıkan ışığın kendisidir.
CSF ise bu enerji akışının beden içinde hareket eden fiziksel yansımasıdır.
Kundalini Enerjisi akışına yardımcı olan kanal temizliği olarak tanımlanabilir.
— Sibel İlgün