Bu yazı, İlber Hoca’yı yakından tanıyan birinin değil, ondan çok uzakta, güzel yurdumuzun ucunda bir yerde yaşayan birinin yazısıdır.

Hocayı yakından tanıyanlar düşüncelerini köşelerinde anlattı. Tanımayıp benim gibi uzaktan izleyenler de sosyal medya ortamında anlatıyor. Herkes eteğindeki taşı döküyor. İyi de ediyor. Büyük insanlar başkalarının kendisini eleştirmesinden korkmaz. İlber Hoca zaten korkmaz. İlber Hoca’yı eleştirenlerden ben de korkmuyorum.

Hoca’nın birkaç kitabını severek, merak ederek okudum. Kendisini çıktığı programlarda izledim. Hatta “Güldür Güldür” adlı şov programındaki taklidini de. Hoca’nın parlak bir kariyeri var. 8-10 dili o dillerde yazılmış eserleri kaynağından okuyacak kadar iyi biliyor. Geziyor, görüyor, karşılaştırıyor. Üretiyor. Ayrıntıları kaçırmıyor. İşin reklam kısmını ayırt edebiliyor. Bunu da açıkça söylüyor.

Hoca tarihçiliğimize yeni bir bakış getirdi. Ders kitaplarındaki soğuk verileri bir yana bırakıp tarihin keyifli yanlarını anlatmaya dikkat etti. Tarafsızlığı elden bırakmadı.

Dindar olmadığı ve Kemalizm’den şaşmadığı için bizim dindarların salvo atışlarına maruz kalmıştır. Onlar varsın Fesli Kadir’in tarihini okumaya devam etsin. Onu alkışlasın. Türk milleti tarih konularında uluslar arası bir üne sahip olan bu evladını unutmayacak, layık olduğu köşeye yerleştirecektir.

SOMSÖZ: BUNDAN KUŞKUM YOKTUR.

18 Mart 2026