Yazı dünyasını şöyle bir kolaçan ederseniz çeşit çeşit yazılar görürsünüz. Kimi yazarlar söyledikleri her şeyi dünya çapında yazarlara gönderme yaparak, onların kitap ve makalelerinden alıntı yaparak aktarırlar. Kimi yazarlar düşüncelerini aktarırken alanlarının terimleri ile dolu bir dil kullanır, böylece vatandaşı inandırmaya çalışırlar. Bazıları da bile isteye yabancı sözcükler kullanır. Sanırsınız yabancı sözcük kullanınca entelektüel bir kimlik kazanacaklardır.
Bunların her türlüsü gazetelerde geçit töreni yaptığı için yazımızın başlığını gazete yazıları koyduk. Gazete toplumdaki her düzey kişiler tarafından okunduğu için oradaki yazılar da çeşitlidir. Dergi ise konu bakımından kısmen daha seçicidir. Edebiyat, bilişim, teknoloji, otomobil… Bu dergilerde yazanlar da dergileri okuyanlar da alanın terimlerini bilir. Bu yüzden alana özel terimler kullanılmasında bir sakınca yoktur. Kitaplar da böyledir. Terimler kullanılması, dipnotlarla düşüncelerin takviye edilmesi, sonunda geniş bir kaynakça verilmesi gayet doğaldır.
Aslında gazetelerdeki köşe yazarlarının böyle bir sorumlulukları yoktur. Onlar gündelik hayattan derledikleri bilgileri kendi bilgileriyle yorumlayıp okuyucuya sunarlar. Bu bilgilerin iddialı olması da şart değildir. Tamamen kişiseldir. Okuyucu da bilir bunu. Bu bilgilerde bilgiçlik, yazara zarar verir. Çünkü bu bilgiler, muhatabı icabı, orta malıdır. Günlük siyasi ve sosyal olaylar hakkında yapılmış bir değerlendirme.
Bunları okumak kişiye gözünden kaçmış bir haberi ya da aklına gelmemiş bir düşünceyi kazandırır. Varsa biraz da yazarın kendine özgü yaklaşımı, bakışı. Eskimiş bilgiler varsa güncellenir. Bunlar okuyucu için bir çeşit kendini yenileme fırsatıdır. Kimse gazete yazısında felsefi düşünceler aramaz. İsteriz ki köşe yazarı ekonomist ise bile ekonomi nasıl, döviz borsa nereye gidiyor gibi konularda lafı dolandırmadan, terimlere boğmadan, anlayacağımız dilde bize bilgi versin.
SOMSÖZ: GAZETECİ, KESTİRMEDEN KONUŞUR.
GAZETE YAZILARI
Hüseyin Deniz
Yorumlar