Wikipedi’de tartım ve ritmin karşılığı muğlak. Ya da ben anlayamadım. Müzikte her birim bir ölçüdür. Buna ritm denir. Ritm Fransızca olup Türkçesi tartımdır. Tartım hızlanıp yavaşlayabilir. Birkaç tartımlık tek ses olabileceği gibi bir tartımda birçok ses de olabilir.

Tabii tartım dediğimiz şey sadece müzikte olan bir şey değil. Renklerin ve kokuların tartımı olabileceği gibi programların ve hayatın da bir tartımı var. Gavurlar slow city diyorlar. Yavaş kent. O kentlerde yaşam yavaş ve diniz (sakin). Aynı durum konuşmada ve oyunlarda da olur. Konuşan kişi yavaş konuşursa dinleyici sıkılır, hızlı konuşursa sözleri iyi anlaşılmaz. Ders anlatan hoca konuya iyi hazırlanmamışsa zamanı iyi kullanamaz. Ya bazı yerleri atlar ve konu anlaşılmaz, ya da bazı konularda zaman yitirir, tekrara düşüp dinleyiciyi sıkar.

Edebi eserlerde de tartım vardır. Öykülerde ve romanlarda tartım yavaşlarsa okuyucuyu sıkar. Bazı yazarlar tasvirlerin ya da konuşumların (diyalog) tadını kaçırır. Hele ilk roman ve öykülerde eserin tadı tuzu hiç kalmaz.

Tartım dediğimiz şey ölçüden ibarettir. Ölçüsü kaçmış olan her şeyin tartımı da eksiktir, özensizdir. Bodurlar, kamburlar, kocakafalılar, yelken kulaklılar, cüceler... Hepsi tartıma aykırıdır.

Matematik bilimi doğadaki tartımı keşfeder. Pi sayısı, Fibonacci dizisi, altın oran gibi şeyler doğadaki tartımın göstergeleridir. Fiziğin konusu olan elektrik az veya çok geldiği zaman eşyalar arızalanır. Bir şeye aşırı bağlanmak da ilgisiz kalmak da tartım kurallarına aykırıdır.

Genetik bilimi eşyanın doğasına aykırı olarak yapılan müdahalelerin insanı bozacağını söylüyor. Ama insanlar bunu bile bile bitki ve hayvanların doğasına müdahale ediyorlar.

SOMSÖZ: AŞIRILIKLAR ZARARLIDIR.