Öncelikle Türkiye Yüzyılı’nın iddialı bir slogan olduğunu söylemeliyiz. Birçok alanda dünyadaki büyüklü küçüklü 166 ülkenin yarısından geride olan bir ülkenin böyle bir iddiayı taşıması zordur. Bu olsa olsa Erdoğan’ın fantazilerinden biri olabilir. Çünkü siyasetçi kısmı orta düzey vatandaşın taleplerini okur ve onun nabzına göre şerbet verir. Sonuç fos çıkarsa da özür dilenir, olur biter.

Türkiye Yüzyılı denince öncelikle hem kendi içinde hem de komşularıyla barışık bir ülke hayal ediyorum. Çünkü barış, hem huzurun hem de kalkınmanın kaynağıdır. Elbette her ülke ile barış içinde yaşamak mümkün olmayabilir. Ama herkesin önünde savaş çığırtkanlığı yapmak, herkese efelenmek de doğru değildir. Netameli işleri kapalı kapılar ardında çözmeye çalışmak daha doğru olur.

Türkiye Yüzyılı denince ben denk bütçeli bir ülke düşünüyorum. Yani gerek dış, gerek iç harcamalarda denklik olmalıdır. Eğer bu olmazsa devlet borçlu olur. Borç, taviz demektir. Borç, enflasyon demektir. Borç, faiz demektir. Faiz ise vatandaşın cebinden alıp para sahiplerine gelir aktarmaktır.

Türkiye Yüzyılı denince ben herkesin işinin ve aşının olduğu bir ülke düşlüyorum. Elbette herkes beyaz yakalı işlerde çalışacak değil. Ama herkesin severek yaptığı bir işinin olması, o işi sayesinde evine ekmek götürmesi, çocuklarını okutması, iyi kötü evi olması ve temel ihtiyaçlarını karşılayacak bir gelir elde etmesi gerekiyor.

Türkiye Yüzyılı denince herkesin geleceğinden emin olduğu bir ülke bekliyorum. Herkesin çalıştığı iş sigortalı olacak. Hastalandığı veya işsiz kaldığı zaman devleti yanında hissedecek. Çocuklarının geleceğinden emin olacak. Yılda kısa da olsa tatil yapabilecek. Bilgisini görgüsünü arttıracak. Üst gelir düzeyindekiler yurt dışına çıkabilir. Orta gelir düzeyindekiler yurt içinde bir yerde makul bir tatil yapabilir. Alt gelir düzeyindekiler de en azından kendi illerinde bir yerlere gidebilmelidir.

Türkiye Yüzyılı denince Türk şirketlerinin başka ülkelerle ticaret hacminin yüksek olmasını, bu ticaret kalemlerinin içinde artık değeri çok olan ürünlerin fazla olmasını bekliyorum. Bunun için nüfusun kaliteli eğitim almış olmasını, dünyayı iyi okumasını ve yeni teknolojiler üretmeye hazır olmasını bekliyorum. Sözgelimi yazılım, genetik, sağlık, endüstri mühendisliği gibi alanlarda dünya çapında insanımızın yetişmesini istiyorum.

Türkiye Yüzyılı denince ben Türk-İslam dünyasına önderlik edecek bir ülke anlıyorum. Bu ülke önce komşularımızla, sonra da tüm dünyadaki ülkelerle iyi ilişkiler kurarak hem Türk dünyasının hem de İslam dünyasının önüne düşecek bir politika izlemelidir. Gerektiği zaman yumuşak başlı gerektiği zaman da inatçı bir siyaset izlemelidir.

Türkiye Yüzyılı denince ben çevre konularına duyarlı bir ülke düşlüyorum. Elbette yer altı ve yerüstü kaynaklarımızı işleteceğiz. Ama bunları çevreye duyarlı politikalarla yapalım. Fabrikalar çevreyi kirletmesin. Kömür santralları bulunduğu yeri ise ve dumana boğmasın. Belediyeler çevreyi ihmal etmesin. Denizimiz, sularımız, toprağımız ve havamız kirlenmesin. Göllerimiz ve derelerimiz kurumasın. Ülkemiz yeşil olsun. Ağaçlarımız ve otlarımız çeşitlensin. Hayvan ırklarımız güzelleşsin istiyorum.

SOMSÖZ: TÜRKİYE YÜZYILI: ZİHİN AÇAN BİR SLOGAN!..